• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/yamanlikoyu/
  • https://plus.google.com/u/0/104588381021507742164/posts
  • https://twitter.com/mevlutuygun
kategoriler
Site Haritası
Takvim
Saat
Köyden Kareler
    • YAMANLI KÖYÜ
    • BİZ GÖRMÜYORUZ DİYE BU BAHÇENİN BİR BAHÇIVANI YOKTUR DİYEMEYİZ ÖYLE Mİ?
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İNCİTME,İNCİTTİĞİN YERDEN İNCİNİRSİN MEVLANA
    • TUFANBEYLİ SÜNBÜLÜ YAMANLI KÖYÜ
    • LÜTFEN ALIŞKANLIK YAPIN GÜNE GÜLÜMSEYEREK BAŞLAYIN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • GÖZ AĞLADIĞI KADAR YANAR KALP KADAR YARALANMAZ
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ASLA GEÇMİŞTE YAŞAMA; AMA DAİMA GEÇMİŞTEN DERS AL MEVLANA
    • MEVLÜT UYGUN YAMANLI KÖYÜ
    • YÜKSELİRKEN KIRARAK ÇIKARSAN DÜŞERKEN TUTUNACAK DAL BULAMAZLAR
    • KARSAVURAN KÖYÜ
    • DUVARDA BİR GEDİK AÇMAK İÇİN DUVARDAN BİR TAŞIN EKSİLMESİ YETER A.N.ASYA
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İlim aşağıdakileri yükseltir,cahillik yüksektekileri alçaltır. Sokrates
    • YAMANLI KÖYÜ
    • Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. Hacı Bayram-ı Veli
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ İKİ DAĞ ARASI BİR KUŞ UÇUMU MESAFE M.UYGUN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • HAYAT STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİRKEN, HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜRDÜK. DAHA İLGİ ÇEKİCİ OLANI ŞU Kİ STANDARTLARIMIZ YÜKSELDİKÇE KALİTEMİZ DÜŞÜYOR. Yolda Rene Dubas
    • YAMANLI KÖYÜ
    • YAPTIĞIN İYİLİĞİ HATIRLAMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİĞİ UNUTMA
    • YAMANLI TERMİK
    • EVLATLARINI TERBİYE EDEN BİR MİLLET DÜŞMANLARINI AZARLAMIŞ OLUR. E.N.Sührevdi

Sağlıklı Yaşam

HASTALIKLARDAN KORUNMAK VE

DENGELİ BESLENEREK

ZAYIFLAMAK İÇİN UYULMASI TAVSİYE EDİLEN HUSUSLAR  

              Sıhhatli beslenmenin esası; Vücuttaki mekanizma, fonksiyonlarını düzgün icra edebilmesi için gerekli besinleri rast gele değil de sırasıyla ölçülü bir şekilde almamızın bize sıhhat ve saadet getireceğini, aksini yapmanın ise hastalık ve felaketlere sebebiyet vereceğini bilmemiz gerekir. Çünkü vücudumuz hikmetle tanzim edilen harika bir makineye benzer. Vücudumuz 24 saat içinde 3 ana devrede vazife yapar şekilde yaratılmış; “ saat 12 den 20’ ye kadar yemeğin alınması ve hazırlanması, 20’ den sabah 4’ de kadar alınmış gıdaların iç organlarda işlenmesi ve saat 4 ‘den öğle 12’ ye kadar vücutta kullanılmış yiyecek artıklarının dışarıya atılması devresidir. Bu mekanizmanın  düzenli çalışabilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat etmekte fayda vardır.

            Yemek alışkanlığında, yanlış yeme kombinasyonu bütün insanlığı tehdit eden zahiri sebepler dairesinde, bütün hastalıkların meydana gelmesine yol açan, bir ifade ile atom bombasından daha tesirli, insanların zevkle yedikleri önündeki tabağın içinde birbirine uymayan nimetlerin bir arada yenilmesidir.

 ►BESLENMELERDE BİLMEMİZ GEREKEN ÖNEMLİ NOTLAR

         Protein ile Karbonhidratlar beraber yenilmez. Örneğin; Etle Pilav, Peynirle Ekmek, Yumurtayla Patates beraber yenilmez. Belki size normal yaşantınıza göre ilginç gelebilir ama doğrusu budur.

       Sıvı içecekler ve meyveler kesinlikle aç karnına, mide boşken yani yemekten önce veya yemekten 2-3 saat sonra yenip içilmelidir. Çünkü meyveler ve sıvı (Su, çay, kahve, kola) gibi içecekler midede beklemeden bağırsak yoluyla sindirilip vücuttan atılır. (Muz, hurma ve kurutulmuş meyveler hariç.) Günlük yaşantımızda genellikle meyveyi yemeğin hemen üzerine yeriz veya çay ve suyu yemeğin hemen üzerine içeriz bu uygulama kesinlikle yanlıştır.

      Yemekten hemen sonra Su, çay ve kahve gibi sıvı içecekler içilirse, midedeki yemeğin tam sindirilmeden bağırsaklara geçmesini hızlandırır. Bağırsaklarda penistetik hareket azalır, peklik olmasına, uzun süre yemeğin  bağırsaklarda kalmasına, toksin ve zehirin vücuda fazlaca yayılmasına sebep olur. Ayrıca sıvıların midede fazla kalması asit oluşturduğundan kilo fazlalığı ve mide yanması yapar. Başka daha bir çok zararı vardır. Bu yüzden midede yemek varken sakın meyve ve sıvı içecekler içmeyin.

       Süt çok faydalı fakat sütlerde bulaşıcı hastalık tehlikesi olduğundan, süt ve süt ürünlerinin temiz ve sağlıklı olmasına özen gösterilmeli  (İdeali Keçi Sütüdür), Süte şeker koymadan içilmesi tavsiye edilir. Günde en az bir bardak süt içilmesi tavsiye edilir. Sütte bulunan protein, hücre ve dokuların oluşmasında, yıpranan kısımların onarılmasında görev alıyor. Süt saç ve tırnakların oluşumunda rol oynuyor ve vücutta ödem yapan sıvıların toplanmasını önlüyor.

         Ekmek ihtiyacı; 70 kg bir insanın, günlük ihtiyacı 30 gr.dır. Ekmekler tam kepekli, tuzsuz ve çavdar ekmek tercih edilmeli. Diğer ekmekler hazmı zor olduğundan özellikle Kepeği alınmış beyaz unlular zararlıdır.

         Şeker ve şekerden mamul tatlılar sağlığa zararlı olduğundan, bunun yerine fıtri olarak bal  Hurma, kuru incir, kuru üzüm ve pekmez, kuru kaysı, dut pekmezi ve meyve yenilebilir. Tüketilen şekerin dişlere yapışarak dişleri çürüttüğü ispatlanmış bir gerçektir.

          Ispanaklı sebze yemeğinde dikkat edilecek husus; Ispanak yenecek kadar pişirilir, artakalan olursa dökülür, daha sonra artan ıspanak yenmeği tekrar yenilirse vücuda toksin ve zehir salgılar.

        Hastalık durumunda; romatizma, mide, bağırsak, karaciğer kalp hastalıkları veya iç organlarla alakalı tüm hastalıklar ve tedavisinden sonra, iyileşinceye kadar karbonhidrat ve proteinli yiyecekler terk edilip, sadece meyve suyu, taze sebze ve salata yenilerek, sağlıklı bir yaşama kavuşulabilir.

         Çeşme suyu, maden suyu, kireçli su gibi sular vücuda zararlı olduğundan saf ve dinlendirilmiş suların içilmesi tavsiye ediliyor. Yorgun ve terliyken birde uyku arasında su içmek zararlıdır.

         Dondurulmuş gıdalar zararlıdır. Çünkü gıda dondurulurken içindeki kolesterolün oksitlenmesi damar sertliğine ve tıkanmasına sebep olmaktadır. Kurutulmuş etlerde besin değerini yitirdiği için zararlıdır.

         Fazla kahve içmek kan basıncını artırdığından kalbe zararlıdır.

         Bal bir çok hastalığa şifalı olduğu gibi bağırsaklarda da etkilidir, Ilık bal şerbeti kabızlığı giderip ishal yapar, Soğuk bal şerbeti ise ishali giderip peklik yapar. Kayısı da aynı şekilde yenildiğinde ishal yapar, kayısı çekirdeği yenildiğinde ishali önler.

         Vücudun tuz ihtiyacı yenilen meyve  ve sebzelerden fıtri olarak alınır. Aşırı tuz kemiklere, göze ve vücuda zararlıdır. Hücreleri yıpratarak mide kanserine, Tansiyon yükselmesine ve felçlere de sebebiyet verir. Ayrıca tuzlarda İyotlu, saf tuz kullanılmalıdır. İnsanın günlük tuz ihtiyacı 6 gramdır. (bir tatlı kaşığı)

         Olgunlaşmamış Ham meyve yemek unutkanlık yapar.

         Bal, Kuru üzüm ve Hurma çok şifalıdır. Vücuttaki bir çok hastalıkları ve kansızlığı giderir.

       Gıda boyaları kansorejen madde içerdiği için sağlığa zararlıdır. Özellikle piyasada ucuz ve açıkta satılan gıdalardan uzak durmak lazım.

         Yumurtayı haşlarken, uzun süre kaynatıldığında beyaz ve sarısı arasında oluşan yeşil tabakalanma vücudun demir   kaybına yol açar. Yumurtanın beyazında demir ve kolesterol yoktur. Yumurtanın az kaynatılmışı ve beyazı makbuldür.

        Taze Peynir yapılırken sütün iyice kaynatılmamasından kaynaklanan; halk arasında "peynir hastalığı" olarak bilinen Brusello hastalığı; eklemlerde ve kemiklerde apselere, beyin ve kalpte ciddi hasarlara yol açtığı bildirildi. Salamura yapılmış taze peynirin yenebilmesi için en az 3 ay bekletilmesi gerekir. Bunun için taze peynir hiç yenmemeli veya yapılırken sütün iyice kaynatıldığından emin olunmalı

       Kesinlikle kokmuş, küflü ve yanık şeyler yememeli, çünkü Kansorejen içerdiği için zararlıdır.

      Yemekte lokmayı küçük alıp daha çok ağızda tutmalı, yavaş yemeyi alışkanlık edinmeli, kısa zamana sıkıştırılmış hızlı ve aperatif yemeklerden kaçınılmalı daha çok çiğnemeli (normal çiğnemenin on misli kadar çiğnemeli)  Ne kadar yavaş yerseniz ve lokmaları ne kadar küçük alırsanız o kadar çabuk doyduğunuzun farkına varacaksınız.

         Yemeği az yemek ve Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya ve üçte birini de nefese ayırmak gereklidir.

          Kalp hastaları özellikle bol bol meyve yemelidirler. Zira meyve kalbi ve kalp damarlarını temizler.Hatta bir seneyi

        aşkın sadece meyve yiyenlerde tıkanan kalp damarlarının açılacağı gözlenir. Ayrıca Mide ve bağırsaklardaki

        hastalık tedavi olacak hele hele gastrit olanlar, barsak ameliyatı geçirenler, bahusus meyve yiyerek 

        sıhhatlerini idame ettirebilirler.  Gastriti önleyebilirler.

         Toprak ve çamurlu şeyler yemek zararlıdır. Bu yüzden sebze ve meyveleri çok iyi yıkamalıyız.

         Yoğurtla, pekmez veya bal bir arada yenmez. Çünkü bir birinin özelliğini kırar.(Nötürleştirir)

         Çay vücuttaki demir oranını kırdığı için limonsuz içilmemelidir. En az 2-3 damla limon damlatılarak çayın bu özelliği kırılmalıdır. Ayrıca Çayın yemekle beraber içilmemesi, Yemekle alınan çayın besin değerini düşürdüğü ve kansızlığa yol açtığından çayı yemekten en az 45 dakika sonra ve olabildiğince açık içilmesi tavsiye ediliyor.

         Sıhhatli beslenmenin şartlarından biride bol miktarda salata, sebze ve meyve yemektir. Limon, greyfurt suyuna ağırlık verilmelidir.

         Besinlerle birlikte bol miktarda Posalı ve Lifli yiyecekler alınması şarttır. Posalı yiyecekler bağırsak kanserini, apandisit, basur, damar hastalıkları ve Şişmanlık gibi hastalıkları önlemektedir.

         Bol bol yoğurt yemeli ki vücudu zehirlerden ve toksinlerden korusun.

         Gazoz, kola ve hazır meyve sularının yerine fıtri meyve yemek veya taze suyunu sıkıp içmek en idealidir. Alkollü içecekler kalbi ve kanı bozar.

         Un çorbası çok şifalı olduğundan, hasta olan evde, un çorbasını eksik etmemek gerekir.

         Yemek yaparken yağı yakmamak gerekiyor. Yemeğin soğanı; kızartılmış değilde soğuk yağa konmalıdır.

         Kansorejen yapan; Plastik ve aleminyum kap ve aletlerden sakınılmalıdır.

         Meyveden elde edilen enerji direk vücudun temizlenmesinde kullanılır. Dolayısı ile sadece meyve yiyenler sıhhatli bir şekilde en kısa zamanda fazla kilolarını atarlar ve sağlıklı olurlar.

         Sebze ve salata vücutta yapım ve onarım vazifesiyle vazifeliyken; Meyve vücudu temizleme işiyle toksinlerden arıtılma vazifesiyle alakadardır. Onun için meyveler, sebze ve salatanın vazifesini göremez veya yerine kullanamazsınız.

      Kanserden korunmanın altın kurallarını şöyle sıralayabiliriz: Tuzlanmış, tütsülenmiş, dumanlanmış ve ısıda kızartılmış yiyeceklerden kaçının. Yağ alımını azaltın ve özellikle meyve, sebze, baklagiller, soya fasulyesi ve tahıl özü kanseri önler. Düzenli fiziksel aktiviteyi yaşam boyu sürdürün. Alkol ve sigaradan uzak durun. Günlük 1.5 litre su ve sıvı alın. Günde 2 bardak yoğurt yiyin

·         Fazla yenen et hastalık getirir, kalbe sıkıntı verir. En iyi ve sıhhatli et yağsız ve haşlama etidir. Her türlü ızgara ve kebap eti sağlığımız için çok büyük tehlikeler arz eder. Et vücutta asit birikmesine sebebiyet verir. Sıhhatli olabilmek için vücutta asit yerine bol miktarda baz birikmesi gereklidir. Buda ancak bol sebze ve meyve ile mümkündür. Eğer et yenmek isteniyorsa kırmızı et yerine beyaz et tercih edilmelidir.

         Meyve ve sebzeler aynı zamanda ilaç yerinede kullanıldığından birçok hastalığı da tedavi etmektedir. Bütün meyve cinsleri mideye girer girmez midede bazik (alkalik) reaksiyon gösterir, Meyveleri kesinlikle mide boşken yemeli, bunları mide eritmeden bir şey yememeli.

         Taze olmayan kaynatılmış (hoşaf) veya meyve pastası (Fırında ısıtılmış) olan meyveler; meyve ne kadar faydalı ise bunlarda o kadar zararlıdır. (Çünkü asit yapma özelliği ve daha değişik bir çok sebebi var).

         Üç büyük beyaz zehir; Un, tuz, şeker bunlardan sakınılmalı. Bunları ne kadar az alırsak Vücudumuza o kadar az zarar veririz.

 ►HASTALIKLARDAN KURTULMAK VE ZAYIFLAMAK İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

Şişmanlık, çoğunlukla hatalı ve aşırı beslenme sonucu vücutta fazla miktarda yağ toplanması ile ortaya çıkan bir hastalık olarak kabul edilmelidir. Şişmanlık tedavisinin temel prensibi; sarf edilen enerjiden daha az enerji almaktır. Bu yüzden, alışılmış besin azaltılmalı ve daha hareketli yaşanmalıdır.

            Modern yaşam insanları aşırı beslenmeye ve hareketsizliğe sürükler günde 45-60 dakika yürüyen bir insan yaşam kalitesini büyük ölçüde artırabilecektir. Tüm dünyaya yayılan “fast-food” yeme alışkanlığı da orantısız ve hızlı kilo alımına yol açmaktadır. Özellikle çocuklarda fast-food türü yemek, kola ve gazoz içilmesi, kraker, cips ve bisküvi gibi gıdaların tüketilmesi azaltılmalıdır.

         Kilo almanın başlıca nedenleri; günlük ihtiyaçtan fazla yemek, yanlış ve dengesiz beslenmek, stres ya da psikolojik sorunlar, hormonal dengesizlikler, bazı ilaçların yan etkileri ve yaşın ilerlemesiyle metabolizmanın yavaşlamasıdır.

Zayıflamak için yapacağınız ilk şey, yiyeceğinize özen göstermektir. Sıkı bir perhiz ve düzenli bir jimnastik hareketleri de zayıflamakta önemli ölçüde yardımcı olur. Başlangıçta size biraz zor gelse de istediğiniz gibi bir vücut elde etmek için yemekten önemli ölçüde kısmak gerekir.

Daha hareketli bir hayat tarzı tercih edilmelidir. Mesela; asansör yerine merdiven kullanılmalı, otobüs yerine elden geldiği kadar yürümeyi seçmeli, günde bir iki saat yürüyüş yapmalı veya her gün sabah akşam karın eritici hareketler ve mekik çekmelidir. Spor yaparken kesinlikle karbonhidrat ağırlıklı içecekleri içmeyin. Çünkü bu içecekler yağ yakımını güçleştiriyor.

      Şeker ve şekerli besinler, gazoz gibi meşrubat, fıstık ve fındık gibi kuruyemişler ve kuru meyveler terk edilmelidir. Etlerin beyaz cinsi ve yağsız kısmı tercih edilmeli, yemeklerin az yağlı ve haşlama olması sağlanmalıdır. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. Günlük ekmek miktarı azaltılmalı, börek, makarna, tatlı gibi hamur işleri fazla yenmemelidir. Haşlama olmak şartı ile bütün sebze ve meyveler şekersiz yiyecekler serbest tir. Kuru kahvaltı yerine sulu yemekler tercih edilmeli.

               Yağ alımını azaltın. Yağ miktarını günlük enerjinin yüzde 25’i oranında tutun. Yağı yakmadan yemeklere doğrudan katın. Yağlı et ve et ürünleri yerine yağı az beyaz et tercih edin. Boya uygun beden ağırlığını dengede tutun. Beden Kitle İndeksi’ni (kilonun, boyun metre bazında karesine bölünmesiyle elde ediliyor) 18.5-25 arasında tutun. İlerleyen yaşlarda da 27’nin üzerine çıkarmayın. Günlük beslenmede saflaştırılmış tahıl ürünleri ve kuru baklagillere yer verin. Beyaz pirinç yerine bulgur, beyaz ekmek yerine çavdar, yulaf gibi esmer olanları tercih edin.

Sabahleyin aç karnına taze meyve yenir, veya taze sıkılmış meyve suyu içilir. Meyve suyu yarım litreye kadar iştah varsa içilebilir; fakat meyve suyu, yudum, yudum; yavaş, yavaş içilir. (önemli) Bu şekilde öğleye kadar açlık hissedildikçe meyve yemeye devam edilir. Ayrıca meyveler arasında karpuz, kavun ve Muz gibi (Katı meyveler), yenilirse hem tokluk hissi verir, hem de açlık hissedilmez. Midede (40-60) dakika durur.

Hele hele rejimin ilk başında l5 gün sadece greyfurt, limon, karpuz, salatalık ve yoğurt yenilerek vücutta birikmiş toksin ve zehirlerin tümünün atılması sağlanabilir.

Günde 5 öğün meyve ve sebze tüketerek. Kilo almadan beslenmiş olursunuz. Dolayısıyla bu besinleri dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz.

Sabahleyin aç karnına limonlu (ılık) sıcak su içilmelidir. Zayıflamak için Patlıcan, salatalık ve lahanayı bol bol yemeli. Yemekte lokmayı küçük alıp daha çok ağızda tutmalı, daha çok çiğnemeli ve çabucak yutmamalıdır.

Acıktığımızda; kandaki amino asitler, şeker ve vitaminler azalınca sinirler beyindeki açlık merkezini uyarır ve açlık başlar. Acıktığımızda midenin arzusuna uyarak onu tıka basa doldurmak çok yanlıştır. Her ne kadar can boğazdan gelir deseler de can boğazdan da gider. O halde yemenin ölçüsü nedir? Hikmetle tanzim edilen Midemiz için Peygamberimiz; yemekten henüz iştahınız varken kalkmamızı buyurmuştur.

Yukarıdaki tavsiyeleri uygulayan kişi altı ayda normal kilosuna kadar zayıflayacağı gibi hastalıklardan da kurtulabilir.

 ►SIKI BİR DİYET İÇİN GÜNLÜK YEMEK PROGRAMI

Sabah Kalkınca :

Taze sıkılmış meyve suyu (yudum, yudum) içilir. Açlık hissettikçe öğle yemeğine yarım saat kalana kadar iştah varsa meyve yemek serbest

 

Öğle Yemeği :

Karbonhidrat (Pilav –patates -bulgur- kepek ekmeği), sebze yemeği (etsiz) ve salata (%70 oranında); Yemek esnasında  su içmek yok ve yemekten sonra 3 saat içerisinde hiçbir şey yemek ve içmek yok. Bu 3 saatten sonra akşam yemeğine kadar istenirse meyve yenebilir.

 

Akşam Yemeği :

Akşam yemeği çok hafif olmalıdır. Protein (et-peynir-yumurta vs) sebze yemeği (etli olabilir) salata (%70 oranında);Yemek esnasında su içmek yok. Akşam yemeğinden sonra 4 saat içerisinde bir şey yenilip içilmeyecek. Özellikle yatmadan önce hiçbir şey yememek gerekiyor.

Öğünlerde; Salata miktarı bütün yemek miktarının % 70’ ini teşkil etmesi çok önemlidir. Salataya kesinlikle tuz atılmaz 1 veya 2 limon sıkılırsa tuzsuzluk hissedilmez ayrıca sirke yasak (Çünkü sirke karbonhidratların sindirimini zorlaştırır.)

 ►BESLENME VE YEME İÇME ADAPLARI  (En güzel Diyet, Sünnete riayettir)

               Yeyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Çünkü şifa az yemede ve hazımdadır. 

        Yemeğe başlamadan evvel besmele çekmek, ortasında nimet vereni düşünüp tefekkür etmek, ve sonunda Elhamdülillah deyip şükretmek gerekir.

         Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirilir. (Çünkü; Tuzla başlamak iştahı keser, tuzla bitirmek mideyi sulandırdığından hazmı kolaylaştırır.)

         Sol dizinin üzerine oturularak (Sağ dizi dikerek) yerde yemek en uygun yeme şeklidir. Bu şekil mideyi sıkıştırarak, küçültüp az yemeyi sağlar.

         Ayakta bir şey yemek ve içmek kesinlikle yasak. Bir şey içerken 2 veya 3 defa nefes alınarak içilir.

         Yemekten önce ve sonra ellerini yıkamaya, Sağ elle ve önünden yemeye dikkat edilmelidir.

         Yiyecek ve içecekleri üflemek ve koklamak doğru değildir.

         Yemeklerin (aşırı) sıcak yenmesi mideye zararlıdır. (Buharı gitmeden yenilmemelidir.)

         Yemekten sonra (40) adım yürümeli veya (10) dakika sırt üstü veya sol yana (uyumadan) uzanılmalı. Yemekten sonra kesinlikle  uyunmamalıdır.

         Yemek esnasında kesinlikle su içilmez, yemekten önce veya yemekten 3 saat sonra içilebilir.

         Yediğin vakit az ye. Sofradan doymadan, henüz iştahın varken kalk. Yemek yedikten sonra dört-beş saat kadar daha yeme. Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal yemek üstene yemek yemektir.

         Az yemek ustalık, çok yemek hastalıktır. Az yemek tembellikten uzaklaştırır, hastalıklara iyi gelir, kalbe ferahlık verir ve  zihni açar.

         Yemekte lokmayı küçük alıp çok çiğnemelidir.

         Günde iki öğün yemek en idealidir.

 ►VÜCUT İÇİN GEREKLİ BESİN VE MADDELERİN ORANLARI

Vücudumuzda değişik miktarlarda Karbonhidrat, yağ, protein, su, mineral ve vitaminlerden oluşan çeşitli kimyasal besinler bulunmaktadır. Yetişkin bir insanın vücudunda ortalama; %59 Su, %18 Protein, %18 Yağ, %4,3 Madenler ve %0,7 Karbonhidrat ve diğer; %4-5 Aminoasitler , %3-4 Mineraller  , %1 Yağ asitleri ve %1 Vitaminler bulunur. Yeryüzünde sadece meyve en mükemmel ve fıtri olarak vücuda en uygun şekilde yukarıdaki bütün maddeleri ihtiva eden nimeti ilahidir. Bir kişinin günlük kalori ihtiyacı (2000 ila 3000) kalori olmalıdır.

NİŞASTA: Nişasta içeren maddeler; suda, alkolde ve eterde erimez. Bundan dolayı lüzumundan fazla hububat ve beyaz ekmek (Nişasta)  yiyenlerde sentez güçlüğünden (hazmı çok zor olduğundan) karaciğer sertleşmesi, Safra  kesesi, böbrek taşı, Damar bozuklukları ve netice itibariyle basur, tümör, kanser vesair hastalıkların meydana gelmesinde önemli bir rol oynamış olur. Bu sebeple hububat ve beyaz ekmeğe dikkat (fazla yememeli) zaten vücudun bir günlük kepek ekmek ihtiyacı 30 gr. dır. Fazlası yük ve hastalık nedenidir.

ŞEKER : Rafine edilmiş şeker veya tatlılar (baklava, kadayıf vs.) yersek vücutta ekşir  ve sirke asidi , karbon asidi ve alkol oluşmasına vesile olur. Malum sirke asidi ciltte ki siyillerin yakılmasında kullanılır. Siz daha hassas olan bağırsakların içi ne kadar tahriş olacağını ve zararını düşünün. Şeker ağızdan süratli alınırsa zararı daha artar; zira sinir dokusundaki yağla kimyasal birleşme yaparak felce varan durumlara sebep olabilir. Şekerden meydana gelen alkolün zararı yukarıdakinden daha dehşetlidir. Böbrekleri tahriş eder Vs. Şekerin daha devam edilse en az iki sayfayı tutacak zararları yazılabilir. Sağlığını düşünen için de bu kadarı da kafidir. Vücudun şeker ihtiyacı fıtri olarak tatlı meyvelerden karşılanabilir.

PROTEİN : Büyümeyi, vücudun gelişmesini ve enerjisini sağlayan, dokuları onaran, kanın zehirini temizleyen başlıca unsurlardır. Kırmızı veya beyaz et çeşitleri, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir, mercimek, kuru meyve ve yemişlerdir. Proteinin 1 gramı 4 kalori verir. Protein içeren yemekler yaklaşık 3 saatte sindirilir.

KARBONHİDRAT : Kas hareketleri, sindirim ve beynin çalışması için gerekli olan enerjiyi sağlar. Şeker, tahıllar, nişastalı sebzeler, un ve unlu mamüllerdir. Karbonhidrat oranı en yüksek tahıl Pirinç en düşük olanı ise mısırdır. En kolay sindirilen tahıl pirinç, en zorlarından biride buğdaydır. Karbonhidratın 1 gramı 4 kaloridir. Karbonhidrat içeren yemekler yaklaşık 4 saatte sindirilir.

VİTAMİNLER : Organizmayı koruyucu ve vücudu mikroplara karşı koruyucu ve direnç sağlayıcı özelliğe sahiptir. Vitaminler vücutta oluşmayan dışarıdan aldığımız besinlerdir. Vitaminler iki grup altında toplanır ;

1-Yağda eriyenler; A, D, E ve K vitaminleri,

2- Suda eriyenler; B1, B2, B6, B12 ve C vitaminleridir.  

A Vitamini : Vücudun gelişmesi, göz sağlığı, solunum sistemi ve sağlıklı bir cilt için gereklidir. Karaciğer, yağsız et, sut, tereyağı, yumurta, yeşil ve sari sebzelerde bulunur.

B,  B1, B2, B3, B6 ve B12 Vitamini: vitaminlerini içine alan gruptur. İştah, sindirim ve sinir sistemi için gereklidir.
B grubu vitaminler; tahıllar, yağsız et, böbrek, yürek, beyin, karaciğer, yerfıstığı, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmeği ve yağlı tohumlarda bulunur.


B1- Buğday, pirinç, mısır, yulaf, darı, çavdar ve bunlarla yapılan besinlerde, kepek ekmeğinde, mantar ve bira mayasında bulunur.

B2- Süt, peynir, yoğurt ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde vardır.

B3- Brokoli, havuç, hurma, balık, baklagiller, fıstık, patates, domates, buğday, diğer tüm buğday ürünlerinde var.

B6- Kümes hayvanları, sığır ve koyun eti, karaciğer, yumurta ve sütte bulunur.

B12- Karaciğer et ve yumurta da bulunur.
 
C Vitamini: Vücudun direncini artırır, mikrobik hastalıklardan korur, dokuların ve dış etlerinin sağlığı için lazımdır.
En çok sigara içenlere gereklidir.  Portakal, mandalina, greyfurt, limon, havuç, çilek, kavun, taze kırmızı ve yeşil biber, beyaz ve kırmızı lahana, maydanoz, kuşburnu ve yeşil sebzelerde bulunur.
 
D Vitamini:
Kalsiyum ve fosforun emilerek vücuda faydalı bir hale gelmesi, kemiklerin gelişmesi için lazımdır. Balıkyağı, sut ve tereyağında bulunur.
 
E Vitamini: Büyüme ve üreme için gereklidir. Buğday, pirinç, mısır, darı, çavdar, marul, soya, yerfıstığı, kabak çekirdeği, badem, susam, ceviz, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı ve yeşil sebzelerde bulunur.
 

K Vitamini: Kemik oluşumuna katkıda bulunarak kemik erimesini önler. Brokoli, lahana, yeşil yapraklı sebzeler, soya fasülyesi, domates, karnıbahar, ıspanak ve karaciğerde bulunur.


YAĞLAR : Hayvansal (tereyağı), Krema, Margarin ve katı yağlar kanda aşırı kolesterol oluşmasına ve kalp damar hastalıklarına ve şişmanlığa neden olduğundan özellikle bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir. (Mısır özü , Ayçiçek yağı gibi) Bitkisel yağlar şişmanlatmaz ve yağları depo etmezler aksine, organizmanın fazla yağ depolarını eritmede yardımcı olurlar. Kızartma yapılmış yağın tekrar kullanılması doğru değildir. Yağların 1 gramı 9 kaloridir.

MİNARELLER : İnsan vücudu % 5 nisbetinde minerallerden oluşmaktadır. Metebolizmanın çalışmasında, kemiklerin inşasında, kan basıncının ayarlanmasında v.s. önemli rol oynar. Bol miktarda sebze ve meyve yiyerek mineral ihtiyacımızı giderebiliriz. (demir, fosfor, kalsiyum, çinko, bakır, flüor, iyot, krom, kükürt gibi.)

SOĞAN VE SARIMSAK : A,B,C vitaminlerini ihtiva ederler. Vücuda çok çeşitli faydaları olan bir antibiyotiktir. Vücudu hastalıklara karşı korur, kalp damarlarını açar, kanı sulandırır, vücudu mikroplara ve zehire karşı dezenfekte eder. Tansiyonu düşürür ve daha nice faydaları bulunan bu nebatları sıhhatli yaşamak isteyen herkese tavsiye ediyoruz.

 Yukarıdaki tavsiyeleri uygulayanlar ve ruhu cesedine, kalbi nefsine, aklı midesine hakim olanlar; yaşantımızda büyük sorun olan şişmanlıktan ve kalp, beyin, karaciğer, mide, barsak, kanser, böbrek taşı, romatizma ve bir çok hastalıklardan  kurtulabilirler.

Sağlık İnsanoğlunun en büyük hazinesidir. Sıhhatli insan bu kıymetli hazine için Rabbi’ ne şükretmeli ve bize emanet olan bu hazineyi korumalıdır. Düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.

Hacmi küçük fakat değeri büyük olan bu eser herkesin, Sağlıklı Beslenme hakkında bilgi sahibi olabileceği ümidi ile telif edilmiştir. Öncelikle kendi nefsimi daha sonra tüm herkesi bu tavsiyelere uymaya davet ediyor ve bu vesileyle en derin saygılarımı sunuyorum.

       

Hazırlayan : Arif UYSAL          



Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret1173128
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 17° 9°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.94973.9655
Euro4.63454.6531
Köyden Kareler