• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/yamanlikoyu/
  • https://plus.google.com/u/0/104588381021507742164/posts
  • https://twitter.com/mevlutuygun
kategoriler
Site Haritası
Takvim
Saat
Köyden Kareler
    • YAMANLI KÖYÜ
    • BİZ GÖRMÜYORUZ DİYE BU BAHÇENİN BİR BAHÇIVANI YOKTUR DİYEMEYİZ ÖYLE Mİ?
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İNCİTME,İNCİTTİĞİN YERDEN İNCİNİRSİN MEVLANA
    • TUFANBEYLİ SÜNBÜLÜ YAMANLI KÖYÜ
    • LÜTFEN ALIŞKANLIK YAPIN GÜNE GÜLÜMSEYEREK BAŞLAYIN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • GÖZ AĞLADIĞI KADAR YANAR KALP KADAR YARALANMAZ
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ASLA GEÇMİŞTE YAŞAMA; AMA DAİMA GEÇMİŞTEN DERS AL MEVLANA
    • MEVLÜT UYGUN YAMANLI KÖYÜ
    • YÜKSELİRKEN KIRARAK ÇIKARSAN DÜŞERKEN TUTUNACAK DAL BULAMAZLAR
    • KARSAVURAN KÖYÜ
    • DUVARDA BİR GEDİK AÇMAK İÇİN DUVARDAN BİR TAŞIN EKSİLMESİ YETER A.N.ASYA
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İlim aşağıdakileri yükseltir,cahillik yüksektekileri alçaltır. Sokrates
    • YAMANLI KÖYÜ
    • Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. Hacı Bayram-ı Veli
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ İKİ DAĞ ARASI BİR KUŞ UÇUMU MESAFE M.UYGUN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • HAYAT STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİRKEN, HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜRDÜK. DAHA İLGİ ÇEKİCİ OLANI ŞU Kİ STANDARTLARIMIZ YÜKSELDİKÇE KALİTEMİZ DÜŞÜYOR. Yolda Rene Dubas
    • YAMANLI KÖYÜ
    • YAPTIĞIN İYİLİĞİ HATIRLAMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİĞİ UNUTMA
    • YAMANLI TERMİK
    • EVLATLARINI TERBİYE EDEN BİR MİLLET DÜŞMANLARINI AZARLAMIŞ OLUR. E.N.Sührevdi

Mevlüt Uygun Şiirleri

      

17-12-2010  

21:44:38

 ÖLÜMDEN ÖLÜME(1)

Gündüz gibi geceyi bir ay kapladı

Yıldızlar dünyanın gece lambaları

Bizlerse gündüzlerin karanlıkları

Dünyamız kara zindan ufuk karanlık

 

Şafak sökerken sahilden ufka bakıp

Benim gözlerim nemli derine dalıp

Şu kaldırım üstünden deryaya bakıp

Bugün yavrularıma ne götüreceğim

 

Dalgalar yutmak için birilerini

Çırpıntılarında ölüm ölüm dediğini

O an içimde hissederim ölümü

Bekliyorum bekliyorum ölümümü

 

Ancak ben yaşamalıyım yavrum için

Ona da bir lokma ekmek vermek için

Ben yaşamalıyım vatan millet için

Ben sevdam, anam, babam, kardeşim için

 

İnsan sonsuz yoluna çıkmadan önce

Düşünüp hesap yapmalı kendince

Kendini hiç telakki edercesine

Uzaklarda olma ölümden ölüme.

     ÖLÜMDEN ÖLÜME(2)

Mehmet’ti görünce hep ağlar dururum

Ben öyleyken günü arar dururum

Şimdi o yıllar için ağlar dururum

Yarında bugün için ağlar dururum

 

İçim yanar ölmüş balıkları görünce

Denizin bitmiş olduğunu gördükçe

Ormanların yakıldığını gördükçe

Dünyanın çırpınışına şahit oldukça

 

Ben ağladım Mehmetlerde ağlayacak

Yarınında Mehmet’ti ağlatmayacak

Biri olmalı bugünde ağlayacak

Yarın Mehmet’in ağlamaması için

     ÖLÜMDEN ÖLÜME (3)

Bil ki bu günlerin sonu gelecek

Özlenen yıllarımız bize gelecek

Baharı beklerken hazanda gelecek

Mutluluk artık bizi bulsa da gelse

 

Bırakacağım artık bu memleketi

Kaybetmiş memleket memleketliğini

Bizden olmayanların yurdu olmuş belli

Bizi küstürdüler, memleket sevdalılarını

 

Sınırsız bir acı çöktü yüreğime

Tarifi zor imkânı yok derdime

 Derman bulunmaz bil ki gönül yarama

Sen gelesin ki baharım çiçek açsın

 

Ufukta batan güneş yarında doğsa

Yaşamdan ümidimi kesmeden doğsa

Böyle dünya belki beni de boğsa

Gelse yeni bir gün oda size doğsa

    ÖLÜMDEN ÖLÜME (4)  

 İnsanım hakım var yaşamaya

Düşünüyorum neden ağlamaya

Gülmeyi unutmuşum yaşarken

Ölüden ölüme bir yol almaya

 

Ömür ömür diye çürüttük hayatı

Bugünden önce yarınki hayatı

Nedir ne değildir diye yaşarken

Ölümü hissettirdi zindan hayatı

 

Tabibim eline düşmüşüm bu yaşta

Derdim çok gönlüm derin hasta

Hep sizlerin gölgesinde yaşarken

Ölümü hissederim ben bu yaşta.

 

 

    ÖLÜMDEN ÖLÜME (5)

İnsanım Allahtan gelene yok sözüm

Bir terörist kurşununa çok sözüm

İnsanlar sel olup ta meydana taşarken

Ölümden ölüme koşuyor iki gözüm

 

Ölmek ne garip hayatın bitmesi

Oysa imansızın yeni başlar çilesi

İnanansa yeni bulur hayatın lezzetini

Ölmekten korkmuyorum bunu bilmesi

 

Ölümü tepelerin ardında arama

Dağların zirvelerinde hiç arama

Ölüm yakındır günü yaşarken

Ölümden ölüme gidersin arama

     ÖLÜMDEN ÖLÜME (6)

Ben insan doğduğu gün ağlarım

Ölenlere gülmek gelir içimden ama ağlarım

Yorgun bir yüz çehresi ile yaşarken

Ölmeden öldürülenlere ben ağlarım

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (7)

Ölüm ölüm diye bir garip ses gelir

Kana kan isteyen birileri gelir

Umutsuz olay gibi bana gelir

Ben ölümden ölüme böyle giderim

 

Sessiz bir yığın düştü ıslak çimenlere

Kıra yağdı. Yazdan kalan yeşillere

Ömrü nihayet sona erdi yenilere

Ölüp de dirilecek tıpkı insan gibi

    ÖLÜMDEN ÖLÜME (8)

Yine gurbetten kara haber gelir

Düşeriz yollara belki geri gelir

Giden tez dönmüyor elden ne gelir

Ölümü hissedelim içimizde ölümü

 

Allah ım sen büyüksün âleminde

Seni görmeyen batar âleminde

Mahşerde topladığın âleminde

Sana inanmayan göremeyecek ölümünü

     ÖLÜMDEN ÖLÜME (9)

Yol kenarında bir kabristanlık

Geçerken gördüm bir kalabalık

Musalla taşında bir müteveffa

Ölümden ölüme götürür bu kalabalık.

 

Bir sümbül bir nergis bir gül

Çocukla ağla oyna ve gül

Bir gülde doğar büyür ölür

Ölümü unutma ölümde gül

 

Saat geldi hadi hazırlan durma

Gidenler hep gitti sıranı unutma

Gün gelir ki yolundan ayrı olma

Ölüm, ölümü hatırlatır unutma

 

O sana hatırlatmadan sen hatırla

Her an öleceğini hiç mi hiç unutma

Ölmeye hazır olmayan gafil olma

Ölümü ölümü hatırlatır gaflet uykusu

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (10)

Ölüm, ölüm dedikte hep mi öleceğiz

Evet, evet hep birlikte öleceğiz

Ama bugün ama yarın öleceğiz

Yarına çalışmayı sakın unutma

 

Bakım meltem küfül küfül seher

Doğa sesiz derine dalmış bense bir haber

Sessizce olduğum yerden kalkıp de haber

Uyanın uyuyan tüm insan ve beşer

 

Kaderden kaçılmaz bizde kaçamayız

Kimsede bu güne kadar kaçamadı

Ölenle ölünmez gülenle gülünmez

Her dertte benim kaderim diye çekilmez.

 

Çözümü varsa parçası vardır elbet

Devran böyle geliş böyle sürer elbet

Kimi dün kimi bugün gider elbet

Ölümü ölümü unutmayın yeter elbet

      ÖLÜMDEN ÖLÜME (11)

Adım adım ölüme yaklaştığımı hissederim

Aynaların yalan olmayan

Kesin katti kararını hissettiğim

Giden gençliği kaybolan

Yaşamayı bilen insanlardan ben olum

Kalbi küt küt atan

Susuzluğun kıymetini bilen ben olum

Vatan için ölen atan

Kırmızı kan kan olup akaydı

Gözlerimden yaş

Göremedi gözlerim atayı tanıyamadı

Öldüğüm bu yaş.

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (12)

Yalan mı ölmeyecek misin onun gibi

Yirmisinde vatan için ölenler gibi

Onlar şehit şüheda oldular

Sen öleceksin ama kim gibi

 

Bilemezsin ölüm kapını çalmadan

Sen bırak zevki sefayı çilen dolmadan

Ömür törpünü tamamlamadan

Yer edin kendine öbür dünyadan

 

Sonsuz yaşayacakmış gibi sen

Ölümlerden ölümü beklerken

Bugün omuzlarındaki yükten,

Kurtul ölüm kapını çalmadan

 

Yananlardan olma sen fani dünyada

Ölümü göreceğim belki kırk yaşında

Allaha kulluk edebilen dostlarından olam

Vermeden son nefesimi şu dünyada

 

Uygun gözlerin yaşla dolu olsa da

Sevenin bu dünyada kalmasa da

Sen kendini hazırla seni yaratana da

Yaşa ömrünü bu canın son bulsa da

   ÖLÜMDEN ÖLÜME (13)

Ölümü bekliyorum bana gelecek

Azrail canımı alıp gidecek

Düşündüğüm gibi ölmek isterim

Ölüm bize de elbette gelecek

 

Allah ım canımı al istersen

Sen büyüksün can bağışla istersen

Gözlerime bir avuç toprak örterler

Oda olur benim son ölümüm

   ÖLÜMDEN ÖLÜME (14)

Ölümü, ölümümü beklerken

 Hava karardı akşam erkenden

 Sorgusuz gecenin bu sabahı

Olacak mı diye beklerken

 

Ölümlerden beklerim ölümü

Ben uykusuz gecenin pusu

Ölümlerden bekliyorum ölümü

Sabah olacak mı kuşkusu

 

Gece gece giderim ölüme

Bilmem kaçıncı giden ölüme

Sabah yine başlayacak dertler.

Ben yine gideceğim ölüme

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (15)

Benim gönlümde bir ölüm şarkısı

Boynuma asılmış yağlı ilmek

Bilmem ne gün vururlar iskemleye

Bitmez dediğim ömür törpüsü

 

Ölmek niye garip olsun ki bana

Ben dünden razıyım har an ölmeye

Böyle hep ölüp ölüp dirilmeye

İsyan ederim beni üzenlere

 

Ölümüne gitmek için bekleyen

Ben Yusuf iyelilerden biri iken

Niye korkayım ölüm ve ölmekten

Alıştırdım gönlümü hep ölümlere

 

Say ki bir gün daha bitti ömürden

Ölmek ölmek zamanımı ölmeden

Her gün ölmek öldüğünü bilmeden

Bir yaşam arzusu sarar gönlümü

   ÖLÜMDEN ÖLÜME (16)

Bir gül bir insan

Bir ölüm

Bir sıkıntı düştü

Gönlüme

Hayatı sönerse anlarsın

Gülü

Ölümü

Tadarsın bilmem kaç yaşında

Ömrünün en güzel çağında

Dünya değiştirirsin

Bir gül

Otuz günde gelir gider ölür

Ölüm ölüm ölüm dediğin

Nedir biliyor musun?

Gördün mü?

Bizim gibi

Yirmisinde ölenleri

Bir yıldız gibi kayıyorsun

Gönülden ölüme gidenleri

Gördün mü?

Ne gün son bulur ölmek

Sorma

Derinden ölenleri

Her gün ölmektense bir kere öl ..öl..

Ölümü her gün bekle

Her an ölecekmiş gibi hazır ol

Sabaha ölecek gibi

Çalış dünyadakilere

Hiç ölmezmiş gibi

Ölüm kapını çalmadan

Kendini hazırla

Ölüm,

Gülün kapısını tez çalar

Sen gülü

Gününden evvel soldurma

Toprak olacak bedenin

Ruhun kalsın ebedi

Sen ölürsen toprakta ölesin

Lakin sen toprağı öldürme

Öldürdüğün binlerce güllerden

Birinin yerinede sen ölürsün

Gülün olmadığı senin olduğun

Bir toprak yaşanmaz olacak

Sen göreceksin

Tükenen çiçekler solan güller

Kesilen ağaçlar yakılan ormanlar

Yerine konulmaz

Onulmaz yaralar açıyorsunuz

Yüreğimizde

Gün ola iyi ola

Yalınız geleceğe ipotek

Koyuyorsunuz

Bunu da bilesiniz

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (17)

Gördün mü beyaz kefene sarılı birini

Kendinin de bir gün ona gireceğini

Sen hesaba çektin mi kendi nefsini

Ruhunun hesaba mahşerde çekileceğini

 

Aldanma üç kuruşluk dünya nimetlerine

Ver kendini gençliğini onun denetimine

Hem bu günü hem de yarınını yakma

Uzak durma yakın ol ölümden ölüme

 

Hatırla her zaman ölümü ölmeyi

Zamanı geldiğinde bu elden gitmeyi

Sıra bana ne zaman gelecek demeyi,

Bırak çalış hem oraya hem de buraya

 

Biliyorum ölmeyi istemediğini istemeyeceğini

Elden ne gelir oradan geldin oraya gideceğini

Var mı bunun başka bir yolu alternatifi

Yok, yok sen uzak olma ölümden ölüme

 

Kapat gözlerini dal uzaklara ta uzaklara

Görebildin mi ruhunun film şeridini

Göremezsin ben şöyleyim çünkü ora,

Görülmez ölüm anında görülür ölümden ölüme

 

Ben gördüm gittim geldim filimden

Bu benim ruhumun son şeridinden

Geri geldi gözlerim kapalı derinden

Yumdum açtım dünyadayım ölümden ölüme.

   ÖLÜMDEN ÖLÜME (18)

Ölümü hatırla

Ölüm demeyi

Kutlu bir ölümü

Unut gülmeyi

Ölümü hatırla

Zümrüt bir tepe

Tepeye menzil uzun

Kurşun atsan gitmez

Mevsim yaz

Su

Su yağıyor

Garip ıslanmıyorum

Sen sırılsıklam olmuşsun

Belki yağmurluk vardı

Hayır hayır

Balık adamdım

Balık adam ıslanmaz

Ben ıslanırım

Rabbim ister

Bende ıslanmam

Bir avuç gökyüzü

Buldum buldum

Diye bağırdım

Kimse yoktu

Kendi kendime sordum

Acaba…

Toprağa baktım bir garip ıslaklık

Ağlamıyordum

Dimdik ayakta

Benim

Haykırırım

Kimse

Sesim işitmez

Sese koş ağla

Çünkü ses

Artık derinden geliyor.

    ÖLÜMDEN ÖLÜME (19)

Bir ışık

Bir karanlık

Geliyor

Ruhumun derinliklerine

Işık mı?

Karanlık mı?

Bilmem

Sesimin kısıldığını hissederken

Boğuluyorum ölümün girdabında

Ölmek mi zor yaşamak mı zor diye

Sorma

Henüz çözemedim

Çözmeye çalışıyorum

Bilmek istiyorum

Duyduğum ıstırabı anlatmak istiyorum

Zor

Anlatmak zor

Yaşamak zor

Ölmek zor

Bu girift bilmeceyi çözemedim

Işığı arar oldum

Kaybetmek istemem seni

Işığımı kaybettiğimi anlarım

Seni kaybettiğimde

Bunu da anlarım ölümü de

Ölümden kurtuluş yok

Kaçış yok öleceksin

Ben..

Ben mi duymak istemiyorum

Bende öleceğim

Ne gün ölürüm bilmem

Bilmekte istemem

Bilsem hayatım değişir

Yaşamım değişir.

İnsanın kaç gün ömrü kaldığını bilmesi

Hoş değildir.

Ne kadar yaşayacağını bilmesi

Ömrünün planını yapması

Bilip bilmemesi önemli değildir.

Dedim ki ışığı bulun

Gözlerimin önünü aydınlatın

Sessizlik yığınında öleceğimi

Görmediğim günleri göreceğimi

Sevmediğim çiçeği seveceğimi

Ölümünde sessiz yığınları görmeyi

Bil ki seni özledim

Bil ki seni sevdim

Say ki beni özledin

Say ki beni sevdin

Say ki birlikte olmayı istedin

Ölüme de beraber gidelim

Bende öleceğim

Sende öleceksin

Ölümü!

Ölümden ölüme hatırlatma bana

Ölüm ölüm diye inleyenleri af et Allah ım

Senin azametini bilmediğindendir

Sana asi olanları doğru yoldan çıkanları

Doğru yola girdir Allah ım

Hep gününü düşünenleri de af et

Beni de doğruluktan alı koyma Allah ım

Kuşlar ölümü bekler

Denizler ölümü bekler

Ağaçlar ölümü bekler

Bütün canlılar ölümü beklerler

Ama hep çalışırlar

Yaşamı devam ettirmek için

Ölümden ölüme koşar

Ölümü düşün yaşamda

Düşün düşün sende

Mevlüt Uygun da düşün

Ensesinden tek kurşunla yere yıkılanı da

Düşün

Beni de düşün beni de düşün

ÖLÜMDEN ÖLÜME (20)

Ölümü dinlemek karanlığın sessizliğinde

Çırpıntılarını duymamak yüreğinde

Yalnızlığının bu son günlerinde

Seni bekleyenlere ölümüne git git

 

Ölümden ölüme koşup duruyorsun

Yüreğinin sesini dinlemiyorsun

Sevenlerini hiç mi hiç sormuyorsun

Ölüme gittiğinde yanında neyin var

 

Sana nasihat etmeyeceğim bilesin

Ömrünün sonuna değin gülmeyeceksin

Ölümü sende yaşayacak göreceksin

Ne gün gelir Azrail kapını çalar bilemem

 

Zaman geçsin diyorsun geçen sensin

Dün bugün yarın derken biteceksin

Ölüm gelip çatacak eyvah diyeceksin

İşte o zaman geçmiş ola geçmiş ola

 

Kendini güçsüz zayıf hiç telakki etme

Sen aklını kullan eğriye gitme

Ömrünü boş şeylerle meşgul etme

Ölüm seninde kapını çalmadan

       ÖLÜMDEN ÖLÜME (21)

Bu gecede ömrümden bir şeyler eksildi

Her geçen gece gibi bu gecede tükendi

Biten ben, eksilen ben, artan yaşım

Ak düşen saçlarıma bakarak ağladım

 

Günlerce düşündüm ne yapayım diye

Bulamadım ömrümün eksilmesine çare

Yıldız kopardım yaşlanan gönlüme

Olur, belki de küçük bir çare diye

 

Olmuyor güzelim olmuyor çare neye

Sevda nehirleri akıttım çöle çare diye

Bitip tükenmek bilmeyen şu garip gönüle

Gitme yanlış olma, yanılmış olma ölüme

      ÖLÜMDEN ÖLÜME (22)

Ölümü düşündüm ölümümü

Dünü bugünü yarınki günümü

Ölümün sessizliğinde seni

Düşündüm birde ölümümü

 

Ne olacağız yarınki günden

Sessiz yığınlar arasından

Dünleri düşünerekten gelen

Ölümün çığlıklarında ölümü

 

Göremezsin ölüm seni bulmadan

Gidersin son yolculuğa çıkmadan

Göreceksin duyacaksın ölenini

Öldürüleni göreceksin hazır ol

     ÖLÜMDEN ÖLÜME (23)

Giden son gün gelen ilk gün

Ölüm ölüm ölüm ölüm

Öleceksin öleceksin öleceksin

Sende onun gibi öleceksin

Ölmek ölümü özlemek

Ölümü denizin parıltılarında

Bulmak zor denizde ölümü

Dalgalarda kayaları yırtan

Çırpıntılarında ölümü duymak

Ölümü yaşamak gerek

Ölüm gerçek hayat yalan

Sende yalan olacaksın

Yeter ki sen ölümü anla

Ölümden ölüme gitme

  ÖLÜMDEN ÖLÜME (24)

Yine akşam ve yine gurbet

Dağ başında yalınızım elbet

Hangi kitapta yazar böyle ayrılık

Sensizliğin ıstırabı acı vurdu

 

Yüreğimin başı sızlıyor yokluğundan

Umudum olsun kavuşmayalım buradan

Dünyanın öteki ucunda bulunsan

Ben görmeyeyim seni ne çıkar

 

Hata benim bu günlerde yorgunum

Ayağıma sanki pranga vurulmuş

Sanki benden bir parça eksilmiş

Gözlerim görüyor yüreğim duymuyor

 

Bahtsızlık denizinde yüzüyorum

Kolumu kaldırmak istemiyorum

Ciğerim dağlanmış yanıyorum

Beynim eskisi gibi çalışmıyor

 

Hep kahır çekmekten usandım

Bir çıkar yol bulamadım

Elim titriyor kalem tutamadım

Sana iki satır yazı yazamadım

 

Bırak uygunum derdi bırak

Senden beter olanı bularak

Uzaklaş kederinden giderek

Ölümü hatırlatanlardan uzaklaş

          ÖLÜMDEN ÖLÜME (25)

Duydum ki beni özlemişsin

Yüreğindeki yangın sönsün

Gözlerin gülsün

Yüzlerin billurlaşsın

Yanakların allansın

Gönül kuşum şimdi meşgulüm.

Sensiz olmuyor

Dur de

Yüreğinin sesine

Ayırma gözlerini

Ufuk çizgimizden

Geleceğim sevdiğim

Gözlerin yollarda kalmasın

Her telefon acı acı çalmasın

Kara haberim gelmesin

Yüce Mevla ya dua et

Bana bir şey olmasın

Yavrum babasız kalmasın

Yetim büyütme yavrumu

Onlara babanız gitti gitti de

Bayramı getirecek de

Ağlatma yavrularımı

Onu ağlatmak olmaz

Sen ağla onlara hissettirme

Yokluğum belli etme

Çocuklarımı ağlatma

Beni düşünme

Düşünme

Ben seni düşünürüm

İkimizin yerine

Ağlamak haram sana bilesin

Yavrularım için

Ben ölüme gitmiş olsam da

Sana ağlamayı yasaklıyorum

Gözlerimin içine bak

Resmini görürsün

Düşün

Senden başka birine

Gönül vermişim

Bil ki ben ölmüşüm

Ben yokum

O

Ben olamam

Ben değilimdir

Ben gözlerinin aşığıyım

Ben sensiz ölmüşüm

O zaman bil ki

Ben ölmüşüm

Ölümden ölüme gitmeme

Gerek yok

Ben zaten ölmüşüm

Ölülerde başkasını sevemez

ÖLÜMDEN ÖLÜME (26)

Nesi var dünyanın bilmem ki hazırlıksız

Ölmek mi zor yaşamak mı ki barışıksız

Gönül türküleri kapı çalar aralıksız

Ben türkü çalarım akşamdı ayrılık vardı

 

Gündüz gece ne fark eder ölüme öldürülenlere

Bilmez öldürülen sebebini ne diyemez öldürene

Kapıdan çıkarken ayağı takıldı düştü yere

Gidemedi öldürdüler. Bir kurşuna gitti Hüseyin

 

Selamsızca geçip gidecekti düşmeseydi yere

Şuursuzca atılan bir iki adımda varmadı menzile

Kurşun bu adresi belli göz gez arpacık hedefte

Düştü çocukları gözü önünde babayı son görüştü

 

Güldür gel Ali Can’ı nasıl güldürüsün babayı aldılar

Ali Can son defa gördü babayı baba gelir mi diyor

Dağların karı erirse gelirdi baba buzulda kar biter mi?

Baba yok artık Ali Can baban yok diyemedim

 

Dilim düğümlendi çıkmadı sesim soluğum

Kendimi kaybettim o anda neler olduğunun

Farkında değilim. Ben giderim o gider

Sonsuz gecede hepimiz gideriz ölümden ölüme.

ÖLÜMDEN ÖLÜME (27)

Yaşadığım bir günü zehir ettin

Doğmuşsun ki çekecek ne zahmetin

Hayat yolun hep aydınlık zannettin

Ölümden ölüme koşup durursun

 

Çalışıyorsun bugün onun için

Bilmem ki şimdi ne için ne için

Küsmüşsün kaderine ölüm için

Ölümden ölüme gider durursun

 

Sensiz geçen gününün acısı çöktü

Gurbette ölümü hissettim göktü,

Maviydi, yeşildi, acı döktü

Ölümden ölüme gider durursun

 

Sensiz mi bensiz mi mavi gök mahzun

Ahrette suali bilmez mahzun

Gidersin gecemi gündüz mü mahzun

Ölümden ölüme gider durursun

        ÖLDÜR BENİ (ölümden ölüme 28)

Bugünde gurbetteyim

Ömür sisli gönül sisli

Yaşam sırlı yaşamak sırlı

Ölüm sırlı gülmek sırlı

Bahtım kara gözüm kara

Geçmişim karanlık gelecek karanlık

Yıldız kayıyor Ay kayıyor

Dünya kayıyor güneş kayıyor

Bırak acıları sevdaları

Beni bırakma dertte tasada

Ölmek var ayrılık varsa

Acı dolu günleri yaşamak varsa

Öldürür beni

Senden ayrı geçen günler.

GÖNÜL SOHBETİ(ölümden ölüme29)

Ağladım hep hazanlarda

Yaşamak ölmek demek ki burada

Ben hazan olmuşum gonca gülken

Sen

Ben diyerek ağladın

Gözlerim görmez oldu

Yaşamak haram

Ağlamak neden güzel bana

Ağladım gülmedim bilmem neden

Sensiz geçen geceye yanar dururum

Bir gül gibi seni koklamak istedikçe

Ömrüm hazana gider.

Ben hazanı severim ama

Baharı görmek istedim,

Ölmek isterken

Yaşama bağlandım

Ben sensiz öldüm öldüm

Belki bu son ölümüm olur.

Gittiğine yanarken,

Dönüşünü bekliyorum.

Ben seni istiyorum.

Hazan vurdu gözlerim karadı,

Ufuk çizgimiz karanlık

Sakın ola benden ayrı gitme ele

Gurbet acı çöktü gönlüme

Sen öldün,

Yerde yatan benim

Yaşamak zulüm oldu gönlüme

Ben sensiz doğdum

Sensiz yaşayamam

Yaşamak ölüm oldu gönlüme

Bir Çiçek açtı.

Gönül kırıldı.

Kalp durdu.

Çalıştır kalbimi

Yeniden diyeyim

Gönlüme geri gel

Beni yenibahara götür de git

Sana elimi uzattım

Boş çevirme ne olur tut ellerimi

Sonsuza kadar benimle ol.

Sen benim gönlümün ilacısın

Bir acı var yüreğimde,

Kalp acısı gibisi yok inan ki,

İnan, inan yok acısı.

Sevda başımın belası,

Bulamadım bir çare

Bulmak kolay mı?

Yalnızlığı yüreğine sevgili yapıp

Sokak lambalarının altında yürürken,

Kaldırım taşlarının dili olurum

Üzerinden geçen insanların

Ayak izleri kalırmış,

Ayırt etmek mümkün mü?

Bu iş çok zaman alıyor

Bir bakarım onlardan biriyim

Sen onlardan birisin,

O halde biz

İki kişiyiz

Sen ve ben

Neden sonra sorarım

Denize yazı yazılır mı kumsalda iz kalır mı?

Bir an gelir geçer.

Bende aşk hiç bitmez.

Ben güzeli severim

Gülü severim

Güzel olan her şeyi severim

Ölüm güzel değil ama

Onu da severim.

Ölmek yok olmak ne zor şey bilir misin?

Bilemezsin çünkü sen ölmedin

Öldüğün gün anlarsın ölümün

Ne demek olduğunu

Bende ölünce anlayacağım

Ölümümü ve ölümü

            

          KAPIDA (ölümden ölüme 30)

 

İnsanın elinde olmalı yarınların

Anahtarı

Benim kalbimin anahtarı da

Senin ismin olmalı

Gözlerinden yüreğine bakan kapıda

Bir ben olayım

 

Açma gönül kapını yüreğini

Kimseye

Görmesin kimseler saçının rengini

Bilmeye

Duymasınlar o kadife sesini

Dinlemeye

Ben geleceğim, sana yollar iznini

Vermeye 

 

Gel gör ki ağlamak neden geçen

Geceye

Uzayıp giden yollar bilmem neden

Nereye

Bahar erken gelsin kıştan giden

Ölmeye

Seninle baharda olalım. Yeniden

Gidemdi ölüme

     ÖLÜME YAKLAŞMAK(Ölümden ölüme31)

Hani benim olacaktın

Özlettin beklettin

Yüreğimi incittin

Sen beni sevecektin

Sevgisizliğime

Yıkılmışlığıma

Bakıp ta

Ağla

Bitmeyen ıstırapla dolu gönlüme

Bir ıstırapta sen ekle

Canın sağ olsun

Buda geçecek

Özlemeni duyduğum

Mutlu günlerin

Geleceği gün

Uzak değil

Sevgisiz geçen

Yılın arkasından

Hep özlemini çektiğim

O yılı bekledim

Gelir mi diye

Kendi kendime sordum

Gel, gel canım

Yılım şenlensin

Gönlüm şenlensin.

Baharımda başka açsın

Akasya ağaçları

Sönmeyen volkanım sönsün

Dağlarımda mor menekşe açsın

Ülkemin

İçimdeki acı sümbülleri

Diken olup

Batmasın yüreğime

Duygusuz sevgisiz

Biri olmak istemiyorum.

Yıkılmış ahşaptan yapılar

Kardelenler açmaz olmuş

Sensiz baharlar hazan olmuş

Sensiz dünya zindan olmuş

Sensiz hayat zehir olmuş.

Gel gel gel

Baharım sen gel

Dündü sanki buradan geçişin

Seneler nasıl geçti sorgusuz

25yıl oldu sen buradan gideli

Bunca yıl baharsızım

Bunca yıl hep hazanım

Hep hezeyandayım

Kurtuluşum sende

Bilirsin baharım senin elinde

Aldın O alış

Getir artık o baharı

Gönlüme bahar gelsin

Memlekete bahar gelsin.

Kuş zümrüdü Anka

Ben garip serçe

Kabul etmiyor selviler

Sen kabul et

Gel güldür serçeni

Ağlamak suçumuz

Yaşamak ölümümüz

Ölümü yaşamak şiirlerde

Seni duymak türkülerde

Gel canım gel

Acılı yorgun yüreğimi

Bir çırpıda söndür

Bağladığın gönül kapımı aç

Yüreğim sevginle dolsun

Sevgisiz olmuyor.

Candan kopan bir parça

Düşün insansın

Acın nerde diye sorsalar

Ben hep yüreğimi gösteririm

Onun acısı sızısı

Diner mi canım?

Beni yalnız koyma nurum

Işığım ol gözlerimi kapama

Aydınlat yolumu

Karanlıklar çökmüş yüreğime

Senden uzakta gurbette

Gurbet kuşu oldum

Acı canım acı

Gurbet acı ayrılık acı

Kızlarım geldi gözüm önüne

Büşra, Kübra, Esra, baba baba

Deyişleri kulağımda hala

Beni özlediklerini biliyorum

Yalnız sorun nerede bilmiyorum

Bilsin bilsem

Çözeceğim

Nerden çattık bu işe bilmiyorum

Bundan sonra sizden ayrılmak yok

Burada günler sene

Saatler hafta oldu

O günün geldiği gün

Yanınızdayım

Bundan böyle ayrılmak yok

Sorgusuzca geldim

Yine seze öyle geleceğim.

       BİTEN BEN(Ölümden ölüme32)

 

Seni benden koparacaklar bilmem neden,

Yanan bir sigara gibi biten ben,

Bir yaprak misali sararıp solan,

Biten ben, yıkılan ben, ölen ben

 

Garip değimli ölmeden ölmek

Nasıl yaşadığını niçin ini bilmemek

Gözlerinde bir damla yaş görmek

Bu kadar zor mu bu kadar ölmek

 

 Suçsuzum bunu kimseye anlatamam

Ruhumu sahte düşüncelere satamam

Hiç kimse için mahpus yatamam

Yıkılan ben ezilen ben ölen ben

 

Ektiğini biçemez sebebini bilemez

Gariptir ki gülemez derdini bölemez

Düşününce ağlar ağaları bilmez

Derdi olar horlanan dövülen ben

    ÖLÜMDEN ÖLÜME (33)

Benim hiç seçme şansım olmadı

Beni başkası istedi ben başkasını

Onu bilmedim o beni bilmedi

Bildiğim bir şey o beni sevdi

Benim onu sevdiğimi anlatamam

Ona yoklu gözü kara biri

Bir hiç uğrunu yanlar işte

Biri ben birde omuydu ne

Selamsız sabahsız geçip giden

Sonsuz bahara ulaşmadan ölen

Hep öldük hep ağladık mı?

Ölümü beklerken beklenenler.

      ÖLÜMDEN ÖLÜME (34)

Bıraktım kendimi kendime yalan

Olmayan beyanların arkasından

Sığındım karla kaplı kuytu bir köşe

Köşeden dönerken ayağıma dolaşan

Dikenli tel belki beni koparır

Sonsuz bir acı düşerken yüreğime

Ağlayan ben yıkılan ben ölen ben

Hepmi korku dolu günler göreceğim

Ölümü bile özleyen arayan ben

Neden mahpusluk yüreğime düştü

Kor ateş

Sesin kulaklarımda inleyen bir nağme

Hep acılar söyletiyor bil ki

Sevda şiirleri duymak isteyen

Yorgun gönlümün kara sevdalısı

Ağlamamı duydu yüksek dağlar

Masal değil bir aşkın hikâyesi

Dağlara sevda duymak yok mu?

Gözlerinden baktığım

Sensiz geçen günlerden günü

Günü özleyen

Seni özleyen

Hayatı yaşamı özleyen

Duyguları özleyen volkan benim

Ben benim,

Ben senden sen benden

Ayrı olamazsın

Geçti mi günler dünü

Bu günü

Ve beni senden koparırlar.

Sevdamı bilemezsin

Bildiğim bir şey seni sevdim

Hep sevdim

Sevdim, sevdim

Bırakmak istedikçe sevdim

Hıçkırıklara boğularak ağlayan

Gözlerinin billur tanelerine dayanamıyorum

Ağlama değmez

Sızlanmayı bırak

Sevdasız yaşanmaz

Seninle sensizlik yaşamak

Ayva çiçekleri gibi solup gitmek

Bu bana acı veriyor.

Yeşiller içinde bir yeşilin

Yeşil yağmuru yaşadığı gün geleceğim

Sileceğim gözündeki gözyaşlarını

Mutluluğa ulaştıracağım

Hayatının hazanında

Bahar olup açtıracağım

Kır çiçeklerini

Gönlünü hep şen Gülşen yapacağım

Bilmesin bu haksızlığı

Sensiz geçen günlerin günsüzlüğünü

Gül desteler arasında

Gülsüzlüğün ne demek olduğunu

Ben bilirim

Bilmez isem görmez isem

Senden ayrı geçen

Bir günün olduğunu

O günün mutluluk tabloları çizdiği

Ve sensiz geçen onca yılın acısını

Bir günde çıkaramayız

Sevdasız çiçeklere sevda yapısı

Kırılsın kapıları

Hep sensiz hep bensiz

Bu yılda buralardan geçtiğimiz yıl

Ay oldu

Aysız gece

Güneşsiz gün

Bulutlu sisli bir hava

Ayrılık, ayrılık

Ve hüzün ikliminde hüzün yağmurları bile

Artık ayrılığımızın hüznünü paylaşır

Ya kuşlar

Sorma onları hali başka perişan

Bensizlikleri ve sensizlikleri

İnsan kılıklıların okları yere serer onları

Bir, bir

Turnam git, git ve beni de ulaştır.

Ona ulaştır.

Hüznüm ve yalnızlığım bitsin

Bitsin

Bitmez ise ölümüm yakın olacak

Alacak beni zalim gurbet

Kimse olmayacak yanımda

Namazımı kılacak

Hep kahır çekerim ölümden ölüme

Nedir haberin yok mu?

Bu dünyanın bir başı sonu bileyim

Bildiğim bir şey onu sevdiğim

Ve seni sevdiğim

Turnaları severim sevmemek elimde değil

Hep senin yoluna ölürsem de kalırsam da

Bu böyle olacak

Bil ki bu yılda baharsız

Ölümde ıssız

Hep geçen günler

Hep biten hep yıkılan hep ölen

Bizi bu yerlere ve bu yerden uzaklarda

Biten ekinler

Nehirler tersine akınca

Beni birden uzaklara götürdü

Turnalarla selam saldım

Söyleyin vefasız yârime gelmesin

Çünkü ben artık öldüm

Öldüm ve öldüm

   ÖLÜMDEN ÖLÜME (35)

Bu günde geçti nedendir bilmem

Yine uykularım kaçıyor onu düşünmekten

Belki gider diyorum gitmiyor başımdan

Aynaya baktım yalan söylemiyor.

 

Diyor ki gözlerinin altı çukurlaşmış

Alnında kırışıklıklar oluşmaya başlamış

Saçından geçtik sakalın beyazlamış

Uçurumun kenarındasın düşeceksin

 

Gün geçsin diyor bazıları ben geçmesin

Geçen gün bana hep onu hatırlatıyor.

Ellerim bile artık bana yabancı gibi davranıyor.

Sen yanımdan gittin gideli yalnızım

 

Yalnız değilim o hep yanımda beni anlamaz

Gözümün içine baksa solmuşluğumu,

Erimişliğimi görecek ama ne fayda anlamaz

Her gece ölüm yoklamaları geliyor kapıma

 

Her gece birkaç defa çalınır kapım

Ben evde yokmuş gibi davranırım sayısız

Kapı çalmalarının arkasından oraya giderim

Giderimde beni kabul ederler mi bilmem

 

Hep diyorum belki bu son yatışım olacak

Belki yarın belki yarından sonraki

Ha öteki ha beriki ne fark eder

Bu son çırpınış belki son hamle

 

Hepsi o kadar nasıl yaşadığının ne önemi var

Artık toprak olmadan sen yaşamını düzelt

Çığlık atma boğazına sarılma başarmak istersen

Sen kendince başarılı olmaya çalış

 

Mevlüt Uygun <<Ülkemin Kıyısından Nefesler>>İsimli kitabından alınmış

Yazarın izni olmadan kullanılması yasaktır.

  Tanıtım amaçlı alıntı yapılabilir


Yorumlar - Yorum Yaz


Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret1173128
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 17° 9°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.94973.9655
Euro4.63454.6531
Köyden Kareler