• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/yamanlikoyu/
  • https://plus.google.com/u/0/104588381021507742164/posts
  • https://twitter.com/mevlutuygun
kategoriler
Site Haritası
Takvim
Saat
Köyden Kareler
    • YAMANLI KÖYÜ
    • BİZ GÖRMÜYORUZ DİYE BU BAHÇENİN BİR BAHÇIVANI YOKTUR DİYEMEYİZ ÖYLE Mİ?
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İNCİTME,İNCİTTİĞİN YERDEN İNCİNİRSİN MEVLANA
    • TUFANBEYLİ SÜNBÜLÜ YAMANLI KÖYÜ
    • LÜTFEN ALIŞKANLIK YAPIN GÜNE GÜLÜMSEYEREK BAŞLAYIN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • GÖZ AĞLADIĞI KADAR YANAR KALP KADAR YARALANMAZ
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ASLA GEÇMİŞTE YAŞAMA; AMA DAİMA GEÇMİŞTEN DERS AL MEVLANA
    • MEVLÜT UYGUN YAMANLI KÖYÜ
    • YÜKSELİRKEN KIRARAK ÇIKARSAN DÜŞERKEN TUTUNACAK DAL BULAMAZLAR
    • KARSAVURAN KÖYÜ
    • DUVARDA BİR GEDİK AÇMAK İÇİN DUVARDAN BİR TAŞIN EKSİLMESİ YETER A.N.ASYA
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İlim aşağıdakileri yükseltir,cahillik yüksektekileri alçaltır. Sokrates
    • YAMANLI KÖYÜ
    • Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. Hacı Bayram-ı Veli
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ İKİ DAĞ ARASI BİR KUŞ UÇUMU MESAFE M.UYGUN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • HAYAT STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİRKEN, HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜRDÜK. DAHA İLGİ ÇEKİCİ OLANI ŞU Kİ STANDARTLARIMIZ YÜKSELDİKÇE KALİTEMİZ DÜŞÜYOR. Yolda Rene Dubas
    • YAMANLI KÖYÜ
    • YAPTIĞIN İYİLİĞİ HATIRLAMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİĞİ UNUTMA
    • YAMANLI TERMİK
    • EVLATLARINI TERBİYE EDEN BİR MİLLET DÜŞMANLARINI AZARLAMIŞ OLUR. E.N.Sührevdi

Yöresel Sözler

YAMANLI KÖYÜNDE KULANILAN YÖRESEL KELİME

VE SÖZCÜKLER VE ANLAMLARI    

 

Aaa: Bir çeşit ünlem.

Aar: Eğer
Abarı: Şaşırma ünlemi
Abuu: Çok, aşırılığı derece acıma ifade etmek için ünlem sözü.
Aba: Çeket, abla, yağmurdan korunmak için koyun yününden çoban giysisi.
Aboo: Hayret etmek, şaşırmak.
Acer: Yeni
Aga : Baba
Ağartı: Süt mamülleri.
Ağıl: Etrafı çalılarla örülen koyun ve keçilerin barınma yeri
Ağu-ağı : zehir
Alaçık: Çobanların evleri.
Alaf: ateş yalımı gibi sıcaklık
Alayı : Hepsi
Alen : Dur
Alık : Eşek palanı
Ahır: Hayvanların barındığı yer.
Ambar: Ağaçtan yapılan buğday gibi kuru bakliyat konulan yer.
Areye gitti : Boşa gitti
Asbap : Elbise
Asik : Eksik, kadın
Aş: Bulgur pilavı.
Aşşa : Aşağısı
Atlas : Kumaş, değerli saten
Avarlık : Bostan ekili tarla
Avlu : Ev önündeki Çevrili alan
Ayrıksı : Yabancı gibi
Azık : Yiyecek
Baa : GerÇekten mi?
Babal : Vebal
Bambul :Küf, sıvılarda oluşan küf
Başa kakmak:İyiliği söylemek
Batasıca : Bir Çeşit beddua
Bayak :Biraz önce
Bazlama :Yağlı veya yavan biraz kalın açıkmış katmer ekmek
Belik :Örülmüş saç
Bellemek :Öğrenmek
Beniz :Yüz, Çehre, yüz rengi
Beriki :Yakındaki
Berk :Sıkı, sert
Berkitmek :Sağlamlaştırmak
Besleme :Yetiştirilen kimsesiz Çocuk
Bıldır :Geçen sene
Bibi :Hala (Babanın bacısı)
Bider :Ekilecek tohum
Bissaal :Birazdan
Braağız :Bayanlar arasında bir seslenme ünlemi
Bılız : Yaramaz erkek çocuğuna hitap şekli
Bire :Erkeklere hitap
Boduk :Manda ve Deve yavrusu
Bohça: bezden yapılmış içine çeyiz eşyası sarmaya yarayan çıkın
Bor :Nadaslı (kessekli) tarla
Boran :Fırtına
Bosdan :Bahçe, salatalık
Boydan :Uzun kadın elbisesi
Boyunduruk: Öküzleri koşmaya yarayan ağaçtan aygıt.
Boyraz: Yel, poyraz yeli
Bön: Saf, aptal
Börk: Başlık, şapka
Bulambaç: Pekmezle un karışımı hafif koyu yiyecek
Bundan keri: Bundan sonra
Buyurcu: Davet eden
Büküm: 4 adet katlanmış yufka (1büküm)
Büvelek: Büyük baş hayvanları rahatsız eden sinek
Cahal: Cahil, bilgisiz
Cangama: Gürültü, kavga
Cavlak: Dazlak tüysüz
Cazı :Kötü huylu yaşlı kadın
Ceç :Buğday,ürün yığını
Celfin piliç
Cenderme :Jandarma
Cere :Küp, testi
Cerek :İnce uzun düzgün ağaÇ
Cıdır : KüÇük ince odun, Çalı Çırpı
Cılga :İnce, dar, uzun yol (keÇi yolu)
Cıncık :Cam, cam parçası
Cıvık : Katı olmayan suyu fazla katılmış
Cilis :İyice, tamamen
Culuk :Hindi
Cücük : Tavuk yavrusu
Çaman :İnce kesilmiş et
Çardak: Üzeri örtülü ahşaptan yapılmış yüksekce dinlenme yeri.
Çarık :Deriden dikilmiş ayakkabı türü (eskiden)
Çarkıt :Kırki dökük, eski
Çarpı :Toprak damlara döşenen ağaç parçası
Çebiç :1 yaşındaki keçi
Çemremek :Ayağı ve kolu açmak
Çencere :Tencere
Çepel :Bulaşık
Çerçi :Satıcı, Gezerek satan
Çevirme :Sac üstünde pişirilen kalıca aÇılmış yufka
Çığrışmak :Ağlamak (Topluca)
Çıkın :BohÇa, paket
Çıvgın: Kışın karla karış tipi şeklinde esen rüzgar
Çifte :İki namlulu tüfek
Çilbir: patates ve fasulye vs.karışımı bir yemek türü.
Çimmek :Yıkanmak, banyo yapmak
Çitil :KüÇük bakraÇ,helke
Çit : Çalılarla örülmüş bahÇe dış korumalığı
ÇomÇa :Yemek paylaştırmaya yarayan kepÇe
Çot :Kötürüm, eli ayağı tutmayan
Çörten: Damdaki suyun akması için yapılan oluk
Çul :KeÇi kılından dokunmuş yer sergisi
Çuha :Kumaş, dokuma
Çuval :İÇerisine tahık vs koymak iÇin büyükÇe torba
Dalamak :Isırmak (Köpekler iÇin)
Davar :Koyun ve keÇi sürüsü
Deşirici :Dilenci
Dezze :Teyze
Devre :Yanlış, başka türlü
Deynek :Sopa
Dıbız :Erkek soğan yaprağı
Dıkılmak :Girmek
Dışlık :Rahat, huzur
Dıyrak :Güzel, düzgün (Giysi iÇin)
Dikme: Çubuk, fidan
Dilli: Konuşgan
Dirgen: Ot toplamada kullanılan parmaklı demir alet
Diştir: Dişleri büyükÇe olan
Dolama: Entari, eteklik
Dolukmak: Gözleri yaşla dolmak
Domuşmak: Soğuktan titremek,büzüşmek
Domur domur:Yumru yumru
Dorambaç: Ekmek doğranmış yoğurt
Dorlaşan: Delikanlılık çağına yakın bir dönem
Döğme : Kabuğu alınmış buğday
Dölek: Düzlük,düz
Döş. Göğüs
Dulda: Korunaklı yer siper kuytu
Duluk: Evin yan tarafı yeri
Dümbül: Kuru kalabalık,Çokuntu(Başına dümbülü toplamış...)
Dürüm: 4 adet dürülmüş yufka ekmek
Düşüt: Ölüm, ölünen yer
Ebe: Nine, banaanne, anneanne
Ebelik: Geniş yapraklı bir tür ot
Ede: Baba veya yaşlı kişiler, davulcu
Ehliyal: Aile fertleri
Ellice: Tava
Eke: AnaÇ,olgun,kurnaz
Ekelenmek: Övünmek,havaya girmek
Ekişmek: Yanaşmak
Elbir: ElÇi,aracı
Ellaham: Herhalde, ne vakit
Ellik: Ekin biçerken parmaklara takılan ağaçtan yapılmış aygıt.
Emlik: Yeni doğmuş koyun,keçi yavrusu (emlik kuzu) Emmi: Amca
Eneme: Kısırlaştırmak.

Enek: Ana para
Enik: Kedi ve köpek yavrusu
Ergen: Genç.
Erişte: Bir tür hamurlu Çorba
Erikmek: İimarmak,aşırı gitmek,haddini aşmak
Ertelik: Sahur
Eringeç: İş yapmaya isteksiz olan

Eşiklik: Evin kapı girişi
Eşgi : Ekşi

Eşgili: Bir çeşit sac ekmeği
Etlik: Besili sığır
Evlek: Tarlanın bölümlere ayrılmış herbir parÇası
Evraaç: Ekmek Çeviren alet
Fallik: Kötü kadın
Ferik: Taze, körpe, olgunlaşmamış
Fingirdemek: Oynaşmak
Fistan: Kadın elbisesi, entari
Gabıt: Palto
Gada: Dert, bela

Gadasını aldığım: Senin yerine ben öleyim

Gadem: Uğur
Gademsiz: Uğursuz
Ganırmak: Eğerek, Zorlayarak kırmak.
Ganim: Doyumluk

Gabçık pakla: Yeşil fasulye kurusu
Gaplık: Mutfak rafı
Gapsalık: KüÇük bahÇe kapısı
Garaçor: Kağnıların ön kısmına kurulan düzenek
Garez: Kin.
Garık: BahÇelerin parsellenmiş herbir bölümü
Gaşanmak: İşemek (kanlar gaşanasıca)
Gatık: Ayran
Gatıl: İnşaat kirişi
Gasnak: Kalburun Çemberi
Gavır: Kafir
Gayda: Düzen, oyun,(tam gaydasına getirdi)
Gayıt: Düğün iÇin düzen yapmak
Gedik: İki dağın tepe arası
Gelik: Gelmiş
Gelinçi : Gelin almaya gelen seğmen
Gerinmek: Rahatlamak
Gever: Tarla sulamak için yapılmış küçük ark
Gımga: Çok küçük ağaç kırıntısı
Gımık: Pek ufak, el kadar(bir gımık Çocuk...)
Gımıl gımıl: Yavaş yavaş
Gındıra: Hayvanların çok aç olmadıkça yemedikleri bir ot cinsi
Gınmak: Köşeden dönmek, kaybolmak
Gıvramak: Birdenbire gayretlenmek, dört elle sarılmak
Gızan: Çiftleşme dönemine girmiş dişi köpek yada kedi
Gızınmak Ateşte ısınmak
Gicişmek: Kaşıntı
Gıran: Öldürücü salgın hastalık
Gıcı: Kırağı, sert ve küçük kar
Gıran: Salgın hastalık,Kenar
Gırma: Tüfek
Gırnap: Ketenden yapılmış ip
Gırnata: Klarnet
Gıyak: Düzgün, bakımlı, gösterişli
Gıytık: Derli toplu kıyak
Goğnüm: Gönlüm
Golan: Yünden örülerek yapılan ip.
Gonu: Tanıdık, gonu komşu
Goö: Mavi, gök yüzü
Goya: Herhalde (goya bizi tehdit edyor)
Goyak: 1.Dağlarda bulunan Çukur yerler.2. Koyalım
Goyurmak: Serbest bırakmak
Göde: Kısa şişman.
Göcek: Ekinin yeşil ve küçük hali
GökÇek: Güzel
Gölük: Eşek, katır
Göresi gelmek:Özlemek
Gözel: Güzel.
Görümce: Kocanın kız kardeşi.
Gubur kusmak: Safra kesinden gelen sarı istiğfar
Gulun: Atın yavrusu.
Gulunç: Kürek kemikleri arası
Guşene: Normal büyüklükte tencere
Göp: Kağnıların arka tarafı
Gulundişi: Teregillerden bir tür ot
Gunnacı: Hamile
Gunnamak: Doğurmak
Gusgun: Kılık kıyafet(Gusgunu düşmüş)
Gursak: Boğaz.
Gücük: Kısa, küt,yarım
Gürbah: Çiftleşme dönemine girmiş koyun
Gürük: Kısa kulaklı hayvan
Gücük: KüÇük
Gütmek: Hayvanları otlatmak
Güverti: Yeşillik
Güyüm: Ibrıktan büyükçe su kabı.
Haba: Yün dokuma Çizgili Çoban giyeceği
Habe: (heybe) Yük taşımaya yarayan dokuma
Hacet: AraÇ, gereÇ
Halaka: Dışarı el.başka mahalle

Halakacı: Çok gezen

Halapa: Perişan
Haral: Büyük Çuval
Hasım: Düşman
Hapan: Un Çuvalı
Havala: Helva.
Havıt: Devenin üzerine oturmak ya da eşya sarmak için yapılan semer.
Haşeri: Yaramaz, ele avuca sığmaz
Havas: Heves, istek
Hayle: Nasıl
Hayma : Kışın hayvanlara yedirilen ot yığını
Hazele: Yaramaz, afacan Çocuk
Hazlanmak: Hoşuna gitmek, sevmek
Hazınlık: Kiler

He: Evet
Hedik: kaynamış buğday ve mısır
Helik: Dolgu taşı
Helke: Su veya süt taşımak iÇin kova.

Hengel: Yöresel bir yemek
Herg: Sürülmüş tarla
Hergele: Başıboş kendi başına
Heyle: Nasıl
Hezan: Tavana döşenen büyük ağaç. Hısım: Akraba
Hısta: Pay, hak
Hırlama: Köpeğin saldırı öncesi sesi.
Hodul: Kalın, kaba.
Hoşbeş: Sohbet
Höle: Şöyle.
Hora: Şurası.
Hor: Düşmanca olumsuz karşılama
Horanta: Ev halkı
Horum: 4 desteden oluşan biçilmiş ot yığını
Icık: Azıcık, biraz
Iradiyo: Radyo.
Irbık: İbrik
Irgalanmak: Sallanmak
Irgat: İşçi
Ismarıç: Sipariş
Istar: Kilim tezgahı
Ivır Zıvır : Küçük önemsiz seyler eşya.
İlaan: Leğen
İçlik: Gömlek
İlançe: Tepsi

İlişkin: Ait
İliçkir : Sucuk
İğdiş: Hadım edilen (Kısırlaştırılan)
İşmar: İşaret, Kaş göz etmek
İta a: Sofra bezi
Kaha: Kahya, bey
Kadak: Kısa, büyük başlı, kenarlı Çivi
Kademsiz: Uğursuz
KakınÇ: Yüze söylenen iyilik
Kalan: Artık
Kalık: Kalmış, zamanı geÇmiş
Kamalak: Çam ağacının iÇ kabuk kımı,Çam ağaÇ türü
Kancık: Dişi.
Kanı karrak: İhya olmak
Karar pazarlık:Değeri zamana göre biÇilen
Karsamba: Kar ile karışık
Kasefet: Gam, keder

Kaşiflemek :Gözetlemek Rötgencilik
Kav: ArdıÇ Çürüğü, yanıcı, Çabuk tutuşan
Kavlak: Kavlayan, kabuğu soyulan dazlak

Kavurga: Nohut kavurması
Kayil olmak: Anlamak, vakıf olmak, razı olamak
Kele: Bayanlara hitap
Keleş: Güzel
Kemrik: Zayıf, Çelimsiz
Kemçik: Kuru zayıf eğri Çene
Kenef : Tuvalet
Kepmek Çökmek, göçmek
Keşik: Nöbet, sıra
Keven: Yaylalarda olan dikenli bitki türü
Kısır: Yavrusuz insan veya hayvan
Kısmık: Cimri
Kirkit : Halı kilim dokuma aracı
Kirmen: Yünden ip yapma aracı
Kişiflemek: Kavga etmeleri için söz söylemek
Koğu: Dedi kodu
Kölen: Kuzu ve buzağı barınağı
Kömbe : Çörek türü

Kösgelmek: Yaslanmak
Köynek: Gömlek, atlet
Külüstür: Çok eski.

Küllük: Köyde hayvan gübresi atılan yer
Künde : Hergün

Küpeli: Büyük kuplu kazan
Kütüklük: Mermi taşıma aracı
Lafazan :Geveze, lafcı
Lepe : Pilavın az sulu hali
Lepir lepir: Çürümüş dökülmek üzere olan
Liba : Elbise
Lo : Erkekler iÇin bir Çağırma ünlemi
Loğ : Dam düzleme ve sertleştirme taşı
Mağa : Duvar üstü kolon
Made: Ondan başka
Madem: Öyle ise
Malak: Ayı Yavrusu
Malama: savrulmamış dene ve saman yığını
Malamat: Kepaze, rezil

Makine: Kamyon
Manak : Yufkanın katlanmış hali (kaşık gibi)
Mare: Meğer, madem ki

Mertek: Köçük kolon
Mazı: Tekerleri bağlayan ağaç. Akiste denebilir
Mecal: GüÇ, derman
Melefe: İnce bez yorganın iÇ yüzü
Mencilis: Meclis
Menend: Eş, denk
Menik: Halı ve kilim ipi (sarılmış hali)
Meses: Ucu Çivili öküz sopası
Mesten: Kediye hitap
Meymenetsiz: İşe yaramaz
Mezda : Bir cins Çam
Mıkla : Yağda pişirilmiş yumurta
Mucuk: KüÇük sinek
Muhanet : Kimseyle paylaşmayan
Mukayet: Sahip olmak, bırakmamak
Mürdün : KaldıraÇ
Müttehem: MuhtaÇ olmak
Müzevir: Laf taşıyan

Nancağız: Azıcık

Naylon: Traktör römorku

Neader: Ne kadar
Neçe: Nice
Nic'oluk: Ne olmuş, nasıl olmuş
Nizah: Kavga,münakaşa
Okumak: Çağırmak,davet etmek
Okuntu: Davetiye
Oluk: 1-Olmuş, 2-damlardan yağmur suyı akan boru
Oluncaaz: Olduğu zaman
Onulmaz: Yapılmaz, tamir olmaz
Ödlek: Korkak
Ölük: Ö?lmüş
Ören: Eski yıkılmış duvar
Örme: Kıldan örülmüş kalın ip
Örüm: Davarı gece yaymak,otlatmak
Öşür : Vergi

Örtme: Sundurma

Öteki: Diğeri

Ötetaraf: Öteki taraf
Ötean: Önceki gün
Ötüüz: Öte yüz (dağın arkası)
Öyke: Sinir
Öykünmek: Taklit etmek
Öz: Çayırlık yer
Özne: Güvey, damat

Paaç: Mısır Ekmeği

Pança: Avuç
Pece: Baca Peynir
Peşkir: Havlu

Pırtı: Giyecek

Pırttı: Kayma, yerinden çıkma
Pinek: KüÇük pencere, tavuk kümesi
Pontil: Pantolon sargı
Potin: Ayakkabı bot
Pöç: KalÇanın kuyruk kısmı
Pus: Duman
PürÇüklü: HavuÇ
Püsü: Kedi
Rast: Karşılaşmak, doğru

Sağmak: Süt Çıkarmak

Sahan: Çorba kabı

Sambağ: 3 ile 4 metrelik kalın ip

Saplıcan: Bir çeşit hastalık

Sal: Ölü taşıma aracı

Sakıt: Mesesin ucundaki çivi
Sası: Kötü, otsu koku
Savış: Geç (buradan geç)
Sayacağ: ÜÇ ayaklı demirden yapılmış Sac ayağı
Sayrı: Hasta
Sazak: Soğuk esen rüzgar
Seki: Basamak halindeki
Sekil: Atın ayağındaki beyazlık
Sere serpe: Yere serilmiş vaziyette
Seyip: Serbest bırakılmış
Seyirsiz: Terbiyesiz, cahil
Sınamak: Denemek
Sınıkçı : Kırık-Çıkıkları tedavi eden kişi
Sırım: Deriden yapılmış Çarık bağı
Sırımak Yorgan dikmek
Sıtgı: Yürekten, gönülden
Sıyırgı: Kar kürüme aracı

Sicim: Kıldan örme 20m boyunda kalın ip
Sin: Mezar
Sinirmek: Yediğini hazmetmek
Soluk: Nefes
Son beşik: Son Çocuk
Soyak: Cins, soy
Soyka: Ölen kişinin eşyaları
Soykana kala: Beddua (Öl de dağıtılsın)
Söbe: Yumru, oval
Suçukmak: Suçlu gibi suçlu duruma düşmek

Sumsuk: Yumruk

Susa: Yapılmış yol
Sürek: Sığır sürüsü
Süsmek: Hayvanın kafası ile itmesi

Sünepe: Kendine dikkat etmeyen
Süyük: Toprak damlarda saçak
Şahbaz : Çalışkan, iş bilir
Şalvar: Geniş pantolon türü giyecek
Şamar: Tokat
Şarmıta: Utanmaz, edepsiz
Şarşar: Gür ve sesli akmak.
Şavkı: Yansıması
Şelek: İnsan yükü
Şıllık: 1 Evlerin çatısına dökülen çamur 2 ahlaksız şımarık kız
Şıvgın: Yeni sürmüş filiz
Şimdikice: İimdi, yeni
Şindi: Şimdi

Şinik: 8 kg ölçü kabı
Şire: Tatlı
Şitil: Küçük kova

Şoo: Yakındaki şey

Şor: Konuşma, sohbet etme
Tabaka : Tütün koymak iÇin kap
Taka: Duvar iÇinde kutu, dolap
Talan: Yağmalamak, hırsızlamak
Taman : İöyle olmuştu ya
Tamah : Muhanet
Tamaşa: Seyretmek
Tavsır: Fotoğraf
Taysınmak: Tedbil, düzen gale almak
Teberik: Öksüz, yetim
Teccel: Yaramaz
Teltik: Tabanca ve tüfekte tetik

Tekerlemek: Yuvarlamak

Temek: Ahır penceresi
Terki: Ata binenin arkasına oturmak
Teşt: Büyük ce Leğen
Tevir: Türlü
Tezzek : Hayvan dışkısından yakacak
Tıfıl: Olgunlaşmamış, cahil yeni yetişen kişi anlamında
Tılısım: Büyü.
Tınaz: 1 Ekin Yığını 2 alay etme
Tırık: Zayıf,cılız

Tırpan: Ekin biçme aracı

Tokat: Büyük tencere elle vurulan şaplak
Tintirik: Tırnakla vurmak
Toga: Ayran ile yarma Çorbası
Toklu: Bir yaşındaki kuzu
Topluyak: Toplayalım
Tosba: Kaplumbağa.
Toy: 1.Kuş ismi, 2. Acemi
Tozzak: Gelin başlığı
Tomar: Topluca, hepsi
Tütün : Duman
Tülemiş: Tüyü dökülmüş
Tünek: Tavuk sığınağı.
Uccadan: Usulca

Ufra: Ekmek yaparken kullanılan un
Uğrun: Gizli
Ummak: Bir şeyler beklemek
Ummıya: Beklemeye
Uruplağa: Çeyrek şinik
Urusum: Gidişat görgü kuralları
Usluplu: Görgü bilen, Adabınca
Uyluk: Diz kapakla kalÇa arası
Uyuk: Uymuş
Uyuz: Kaşıntı hastalığı
Ütmek: 1Yenmek 2 yakmak
Varan gelen: Kilim tezgahının parÇası

Varıvereptegelem: Bir yere gidip geleyim

Velveleye verme: Ortalığı karıştırma
Velhan: Sürülmüş tarla
Velesbit: Bisiklet.
Vetsiz: Luzumsuzca davranışta bulunmak
Veslik: Luzumsuzca hareket
Yaba: Harman savurma aracı

Yabantı: Saman yükleme aracı
Yaban: Yabancı, yabani
Yadırgı: Yabancı, el
Yağlık: Eşarp dülbent
Yal: Köpek Yiyeceği
Yalak: 1 su Çukuru,2 köpek yal kabı
Yalım: Alev, Ateş
Yangal: Yanıcı,Samimi,yanık, özlemiş
Yapağı: Baharda kesilen koyun tüyü.
Yareeşli: Kullanışlı, işe yarar
Yarpız: Yabani nane

Yaşıgaralasice: Yaşamadan git

Yayma: Kıldan dokuma haral
Yazı: Arazi, tarla, toprak, ova
Yazzık: Günah, acımak
Yazmak: Sermek
Yeğni: Hafif
Yekinmek: Ayağa kalmaya Davranmak
Yılışmak: Sırıtmak,gülümsemek
Yırak: Uzak
Yoz: Koyunun kısır ve erkekleri
Yuka yürek: İnce, duygulu
Yular: Eşşeği çekmek için başına bağlanan ip.
Yumak : Yıkamak
Yumuş: İş, emir
Yunaklık: Eskiden Çamaşır yıkanan yer
Yüklük: Yorga, yatak yığılan yer
Yüzü suyu: Hatırı
Zağar: Safkan olmayan kırma köpek
Zahar: Mutlaka,elbette,aÇıkÇa(Acele etme gelir zahar)
Zahra: Kışlık yiyecek,tahıl
Zahmeri: Ocak ayı
Zavar: Öğütülmüş hayvan yemi
Zavırlamak: Kızmak Zangırdamak: Titremek
Zatı: Zaten
Zavır: Kızarak söylemek (zavırlamak)
Zedeli : Yaralı,çürük (zedelenmiş)
Zertlek: Hayvan yeygisinde kullanılan bir keven cinsi
Zevzek: gevezelik eden boş konuşan
Zıbın: Çocuk elbisesi
Zıllıcı: Mızıkcı,oyunbozar
Zıllımak: Caymak,vazgeÇmek

Zırrıkı: Hafif deli
Zıypınmak: Kaymak (kızak kaymak)

Zibil: Çöp
Zorsınmak: Zor symak, zoruna gitmek
Zumzuk: Yumruk
Zunk: Yumruk oyunu

 

Mevlüt Uygun Tarafından derlenmiştir

 

Sizlerinde aklınıza gelen burada bulunmayan sözler olursa lütfen bildiriniz.


Yorumlar - Yorum Yaz


Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret1173096
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 17° 9°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.94973.9655
Euro4.63454.6531
Köyden Kareler