• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/yamanlikoyu/
  • https://plus.google.com/u/0/104588381021507742164/posts
  • https://twitter.com/mevlutuygun
kategoriler
Site Haritası
Takvim
Saat
Köyden Kareler
    • YAMANLI KÖYÜ
    • BİZ GÖRMÜYORUZ DİYE BU BAHÇENİN BİR BAHÇIVANI YOKTUR DİYEMEYİZ ÖYLE Mİ?
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İNCİTME,İNCİTTİĞİN YERDEN İNCİNİRSİN MEVLANA
    • TUFANBEYLİ SÜNBÜLÜ YAMANLI KÖYÜ
    • LÜTFEN ALIŞKANLIK YAPIN GÜNE GÜLÜMSEYEREK BAŞLAYIN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • GÖZ AĞLADIĞI KADAR YANAR KALP KADAR YARALANMAZ
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ASLA GEÇMİŞTE YAŞAMA; AMA DAİMA GEÇMİŞTEN DERS AL MEVLANA
    • MEVLÜT UYGUN YAMANLI KÖYÜ
    • YÜKSELİRKEN KIRARAK ÇIKARSAN DÜŞERKEN TUTUNACAK DAL BULAMAZLAR
    • KARSAVURAN KÖYÜ
    • DUVARDA BİR GEDİK AÇMAK İÇİN DUVARDAN BİR TAŞIN EKSİLMESİ YETER A.N.ASYA
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İlim aşağıdakileri yükseltir,cahillik yüksektekileri alçaltır. Sokrates
    • YAMANLI KÖYÜ
    • Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. Hacı Bayram-ı Veli
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ İKİ DAĞ ARASI BİR KUŞ UÇUMU MESAFE M.UYGUN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • HAYAT STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİRKEN, HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜRDÜK. DAHA İLGİ ÇEKİCİ OLANI ŞU Kİ STANDARTLARIMIZ YÜKSELDİKÇE KALİTEMİZ DÜŞÜYOR. Yolda Rene Dubas
    • YAMANLI KÖYÜ
    • YAPTIĞIN İYİLİĞİ HATIRLAMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİĞİ UNUTMA
    • YAMANLI TERMİK
    • EVLATLARINI TERBİYE EDEN BİR MİLLET DÜŞMANLARINI AZARLAMIŞ OLUR. E.N.Sührevdi

Hasan Sadık

Hasan Sadık
ahmetsalihi@mynet.com
ÇANTA
05/11/2017

ÇANTA

Ön gözünde kuru yemişler, ay çekirdeği, kabak çekirdeği ve belki biraz beyaz leblebi.Hemen yanında bir paket Maltepe sigarası arka gözde bir nüfus kağıdı, İzmir belediyesinin verdiği aşevi kartı, sınır tanımayan doktorların eline tutuşturdukları ilaç karnesi, bir de tanı:Ağır depresyon. Siyah çantanın en arka gözünde fermuarlı bir bölme.O bölmede kendi gibi derin ,siyah gözlü, uzun kirpikli kuzguni renkli saçlı, cin bakışlı bir oğlan yüzüne bakıyordu.İnsanın şimdi, bir fotoğrafın içinde, foto kamil- gölcük imzalı. Elif güzel gözlerinden inen, artık anlamını yitirdiği yaşlarla gelen sözlerine büyük bir durulukla şunları ekledi:Bu ümit’im. En küçükleri ve en çirkinleriydi. Altı çocuğunun dördünü depreme vermiş bir kadının neden bu kadar çığlıksız, bu kadar suskun olabildiği açıktı şimdi.

Elif Güzel yaşamıyordu. Ben ölüyümün fotoğrafı işte buydu ve böylece kazılacaktı kafamızdaki duvarlara. Öfkenin zamanı geçeli çok olmuştur, açıklamanın zamanı geçmiştir, ah etmenin zamanı da, ağlamanın ,hatırlamanın da. Her şeyin sona ermesi budur işte.Elif Güzel’in sonu gösteren fotoğrafı.Bu son fotoğrafının içinde beni evimle çekin diyecektir Elif Güzel.Kolumuzdan tutup toprağın altına göçmüş olan evinden sağa sola fırlamış eşyaları teşhis edecektir:Bak bu kova benim, şu çekyatın kumaşı ,bu benim terliğim diyerek. Dört çocuğunun üstüne inen o büyük betonun yanına gidecekti, o betonun ebatlarını söyleyecek, kendi kafasında bir hesap yapacak, şu kadar hafif olsaydı ellerimle kaldırırdım diyeceği normal iki araba kalınlığındaki gri katili bir kez daha, sonra, bir kez daha ve bir kez daha gösterecekti: İştebuiştebuiştebuiştebuiştebuiştebuiştebuiştebuiştebu…belleğin suskunluktan sıkıldığı ,bir sese, bir bardak çaya, kırık dökük bir anıya, yenildiği anlardan biriydi: Anne ekmeğin arasına bir şey katık et de ver.on altı on dört, on bir ve sekiz her seferinde bir sonraki kız olur düşüncesiyle doğurduğu altı evlat, en kolayı Abdurrahman’dı çabucak doğmuştu.

Cemal, hep şu yokuşun başında oynardı, enkaz altında elime gelen hangisinin koluydu, hiç bu kadar soğuk olmamıştı kolları, fakirdik ama hiç bu kadar üşütmemiştik, bir hırka giy oğlum, bu yaz gecesi bu ne soğuk oğlum, bu eve kapıcı olarak girmiştik.Beş katlı iznini rüşvetle yedi kata çıkarmış o müteahhit denen katil, dört çocuğumu aldı benden, bana borçlusun, bana borcun çok büyük, ecelinle ölmek senin şansın olacak boyu devrilesice , Ümit, aa benim can oğlum misketlerin nerede, nerede ,nerede, nerede…Femuarı çekti, çantasını bir kez daha omzuna sıkıca astı, gözyaşlarını başörtüsüyle sildi Elif Güzel. Karşısındaki limon sarısı, artık kurumuş, eski bir göbek bağına dönmüş binanın ondaki anılarına boşverdi.Kendinin de anlamadığı bir şeyler mırıldanarak tekrar çadır kente doğru yürümeye başladı, yarın yine bu enkazın yanına geleceği —bir sonraki gün , sonraki gün ve hep aşikar olan bu tarihsiz yeni kimliğine diyecek bir söz bulmaksızın.Vanlı Elif Güzel olarak.Güzel Elif olarak.Ölü Elif Güzel olarak.

alıntı 



Paylaş | | Yorum Yaz
14 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

HATA YAPMAKTAN KORKANLARIN BAŞARI ŞANSLARI YOKTUR. - 23/09/2016
ÖKÜZÜN KAFASINA GEÇEN KÜP - 05/06/2016
YA LİDER OL YA DA LİDERİN OLSUN - 13/05/2016
GÖĞSÜ KINALI BİR SERÇE VARMIŞ - 25/10/2015
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret1173096
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 17° 9°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.94973.9655
Euro4.63454.6531
Köyden Kareler