• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/yamanlikoyu/
  • https://plus.google.com/u/0/104588381021507742164/posts
  • https://twitter.com/mevlutuygun
    • YAMANLI KÖYÜ
    • BİZ GÖRMÜYORUZ DİYE BU BAHÇENİN BİR BAHÇIVANI YOKTUR DİYEMEYİZ ÖYLE Mİ?
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İNCİTME,İNCİTTİĞİN YERDEN İNCİNİRSİN MEVLANA
    • TUFANBEYLİ SÜNBÜLÜ YAMANLI KÖYÜ
    • LÜTFEN ALIŞKANLIK YAPIN GÜNE GÜLÜMSEYEREK BAŞLAYIN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • GÖZ AĞLADIĞI KADAR YANAR KALP KADAR YARALANMAZ
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ASLA GEÇMİŞTE YAŞAMA; AMA DAİMA GEÇMİŞTEN DERS AL MEVLANA
    • MEVLÜT UYGUN YAMANLI KÖYÜ
    • YÜKSELİRKEN KIRARAK ÇIKARSAN DÜŞERKEN TUTUNACAK DAL BULAMAZLAR
    • KARSAVURAN KÖYÜ
    • DUVARDA BİR GEDİK AÇMAK İÇİN DUVARDAN BİR TAŞIN EKSİLMESİ YETER A.N.ASYA
    • YAMANLI KÖYÜ
    • İlim aşağıdakileri yükseltir,cahillik yüksektekileri alçaltır. Sokrates
    • YAMANLI KÖYÜ
    • Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur. Hacı Bayram-ı Veli
    • YAMANLI KÖYÜ
    • ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ İKİ DAĞ ARASI BİR KUŞ UÇUMU MESAFE M.UYGUN
    • YAMANLI KÖYÜ
    • HAYAT STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİRKEN, HAYAT KALİTEMİZİ DÜŞÜRDÜK. DAHA İLGİ ÇEKİCİ OLANI ŞU Kİ STANDARTLARIMIZ YÜKSELDİKÇE KALİTEMİZ DÜŞÜYOR. Yolda Rene Dubas
    • YAMANLI KÖYÜ
    • YAPTIĞIN İYİLİĞİ HATIRLAMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİĞİ UNUTMA
    • YAMANLI TERMİK
    • EVLATLARINI TERBİYE EDEN BİR MİLLET DÜŞMANLARINI AZARLAMIŞ OLUR. E.N.Sührevdi
kategoriler
Site Haritası
Takvim
Saat
Köyden Kareler

Elif Fatma Uygun

Elif Fatma
efkuygun@gmail.com
Müsait Olduğunda
28/12/2017

Müsait Olduğunda Beni Sever misin Anne?

İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
-Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
– Görmüyor musun ? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.
Her şey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda… Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu.

…Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.
Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:
-Sana yardım edeyim mi ? dedi, en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı:
-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.

Yorgunluk nasıl bir şeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :
-‘Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni..’
diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
—Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.
—Uykuya dalayım da, gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.

Bu kelimeden nefret ediyordu.’Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken’….
—Anneciğim sen yorulma, diye…
—Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.

Hani siz yoruluyorsunuz ya…Eeee….Ben de oynamaktan yoruluyorum. Ne yapayım bilmem?
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

—Mum da yok! diye diye karıştırdı dolapları el yordamıyla.
Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını.
Deli tavsanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak
tavşan kafası yaptı.

”Bak deli tavşan” diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür
dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça
kanepeden aşağı sarktı.
Sonra ışıklar geldi.

Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti. Birden kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.
Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.
Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşçasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
— İşin bitince beni sever misin anne? dedi.
Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı…



Paylaş | | Yorum Yaz
220 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AN’LAR - 05/11/2017
Eğer yeniden başlayabilseydim hayata İkincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz. Sırt üstü yatardım.
İYİ OLMAYA ÇALIŞMA MÜKEMMEL OLMAK İÇİN ÇALIŞ - 24/10/2016
Bundan 20 yıl önceleri bu dünya iyelerin hâkim olduğu bir dünya iken günümüzde mükemmellerin dünyası olmuştur.
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam80
Toplam Ziyaret2194298
Hava Durumu
Anlık
Yarın
26° 32° 18°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.77545.7985
Euro6.68966.7164
Köyden Kareler
ADANA HAVA DURUMU
ADANA